Ana SayfaManşetCovid-19 salgını: LGBTİ+’lar nasıl etkileniyor, neler yaşıyor?

Covid-19 salgını: LGBTİ+’lar nasıl etkileniyor, neler yaşıyor?

HABER MERKEZİ – Genç LGBTİ+ Derneği’nin araştırmasına göre, Covid-19 pandemisi süresince LGBTİ+’ların dörtte biri sağlık hizmetlerine ve ilaca erişimde sorun yaşamış. Yine her dört kişiden biri yaşadığı ili değiştirmek zorunda kalmış. Araştırmaya katılanların yüzde 30’u ise bu süreçte şiddete maruz kaldığını ifade ediyor.


Haber: Hasan Özhan Ünal


Genç LGBTİ+ Derneği (tam adı Genç Lezbiyen Gey Biseksüel Trans İnterseks Gençlik Çalışmaları ve Dayanışma Derneği), yeni tip Corona virüsünün yol açtığı Covid-19 pandemisinin LGBTİ+’lara etkilerini görünür kılmak ve LGBTİ+’ların bu süreçte deneyimlerini gündemleştirmek amacıyla hazırladığı “COVID-19 Salgınında LGBTİ+ Topluluğunun Durumu” başlıklı araştırma raporunu yayımladı.

Araştırmaya, çoğunluğu büyükşehirler olmak üzere Türkiye’nin 81 ilinden 252 LGBTİ+ katıldı. Katılımcıların büyük çoğunluğunu 17-35 yaş arası gençler oluşturdu.

Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı tarafından desteklenen çalışma LGBTİ+’ların sağlık, barınma, ekonomi, ruh sağlığı, sosyal etkiler, eğitim ve şiddet deneyimi alanlarında Covid-19 pandemisi sırasında deneyimlerinden oluşuyor.

Sağlık hizmetlerine erişimde sorunlar

Salgın sırasında ilaç erişiminde sorun yaşayanların oranı yüzde dokuzken, neredeyse her dört kişiden biri sağlık hizmetlerine erişimde sorun yaşamış.

Sağlık hizmetlerine erişimde sorun yaşamadığını belirtenlerin büyük bir çoğunluğu Corona virüsü korkusu nedeniyle sağlık kuruluşlarına gitmekten çekindiklerini ifade etmiş.

Salgın sırasında sağlık hizmetlerine erişimde sorun yaşayanların ifadelerinden bazı örnekler şöyle:

Penisimde lezyon vardı ve kullanmam gereken bir krem evimde mevcut değildi, Korona Virüs dolayısıyla tedirgin olduğum için eczaneye veya hastaneye başvurmadım.”

Salgın sürecinde HPV (İnsan Papilloma Virüsü) belirtileri göstermeye başladım, genital siğillerim oluştu ve hem hastaneye Korona sürecinde gitmekten çekiniyorum, hem de atanmış aile evimde olduğum için Korona varken ne için hastaneye gittiğimi aileme açıklamak durumunda kalmak istemiyorum. İlerler diye çok korkuyorum psikolojik olarak tükendim diyebilirim.”

Cinsiyet geçiş sürecimi başlatmak için hastaneye başvurmak istiyordum fakat virüs dolayısıyla hastaneye zorunlu olmadıkça gitmek istemiyorum.”

Katılımcıların yüzde 32’si de salgın sırasında sağlık durumlarının olumsuz etkilendiğini belirtmiş. Bu ifadelerden biri ise şöyle: “Psikolojik sağlığım etkilendi. Salgından dolayı evde kalmak durumunda olduğumuz için ve evde de beni bilmeyen bir aile ile yaşamak durumunda kaldığım için kendimi baskılanmış ve stresli hissettim. Bu da beni depresif ve kaygılı yaptı. Ayrıca bu ruh halinin getirisi olarak da sürekli bir şeyler yeme ihtiyacı hissettim ve bu da kilo almama sebep oldu.”

Psikolojik iyilik halini pandemi döneminde öncesine kıyasla 185 katılımcı daha olumsuz, 17 katılımcı ise daha olumlu olarak belirtmiş.

Katılımcılar, pandemi öncesi ve sırasında çoğunlukla psikolojik destek almamış ya da alamamış. En yaygın desteğe başvuru nedenleri ise anksiyete ve depresif duygu durumuyla ilişkili sorunlar öne çıkıyor.

Dört kişiden biri yaşadığı ili değiştirmiş

Araştırmanın barınmaya dair verilerine göre pandemi sırasında katılımcıların dörtte biri yaşadıkları şehri değiştirmek zorunda kalmış.

Katılımcıların yüzde 38’i ise yaşadığı düzeni değiştirmek zorunda kalmış. Bu kişilerin bazıları şehir değiştirmiş, bazıları ise aynı şehirde oldukları fakat birlikte yaşamayı tercih etmedikleri ebeveynlerine dönmek durumunda kalmışlar.

Ayrıca şehir değişikliklerinin büyük şehirlerden küçük şehirlere olduğu görülüyor.

Ekonomik durum

Katılımcıların neredeyse üçte ikisi salgın öncesinde çalışmadığını bu nedenle ekonomik durumlarında pandemiden kaynaklı bir değişim olmadığını belirtirken, sahne alan, performans sanatı yapan, seks işçiliği yapan ve dönemsel çalışanlar pandemiden kaynaklı ekonomik durumlarının değiştiğini vurguluyor:

Nadiren sahne alıyordum artık çalışamıyorum.”

Seks işçiliği yaparak geçimimi sağlıyordum. Artık çalışamıyorum.”

Seks işçiliği yapan biri olarak elimdeki iş olanaklarından vazgeçmek zorunda kaldım.”

Katılımcıların dörtte biri “COVID-19 salgını sürecinde yerel yönetimler, bakanlıklar, stklar vb. herhangi bir kuruluş tarafından verilen ayni ya da nakdi desteklere başvurdunuz mu?” sorusuna ‘Evet’ yanıtı verirken, başvuru yapıp olumlu cevap alan kişi sayısı sadece bir olmuş.

‘Eğitime devam edecek güç bulamıyorum’

Salgın sırasında öğrenim durumuna ilişkin soruya yanıt veren 200 katılımcının 150’si öğrenimini online olarak devam ettirebildiğini, 16’sı okulu bıraktığını, 13’ü ise okulunu dondurduğunu belirtmiş.

Bununla birlikte katılımcıların 21’inin soruya diğer seçeneği içerisinde verdikleri bazı yanıtlar şöyle:

Homofobik baskılar yüzünden okuduğum şehri terk etmek zorunda kalmıştım yıllar önce zaten ama kaydım duruyor.”

Lise mezunuyum üniversite sınavını bu sene erteledim bir sonraki seneye gireceğim.”

Böyle bir dönemde eğitime devam edecek güç bulamıyorum. Zorla devam etmeye çalışmak da anlamsız geliyor. Sene kaybetmek zorunda kalacağım.”

Şu an öğrenimimi çevrimiçi olarak devam ettirebiliyorum, ancak bir bilgisayara ve internete erişimim vize ödevlerimin son tarihine bir hafta kala ancak oldu ve bu da maddi açıdan bizim için büyük bir yüktü.”

Şiddetin bahanesi LGBTİ+ olmalarıyla ilgili

Araştırmaya göre Covid-19 pandemisinde LGBTİ+’ların şiddete maruz bırakılmalarına ilişkin verdiği yanıtlar dikkat çekici.

Araştırmaya katılanların yüzde 30’u şiddete maruz bırakıldığını belirtmiş. Birden fazla şiddet biçimine maruz kaldıklarını ifade eden katılımcıların yüzde 42’si ev içi, yüzde 40’ı da duygusal şiddete maruz bırakılmış.

Katılımcıların yüzde 44’ü maruz kaldığı şiddetin LGBTİ+ olmasıyla ilgili olduğunu söylüyor.

Şiddete maruz bırakılanların yalnızca yüzde 6’sı bununla ilgili olarak bir kuruma başvuruda bulunmuş.

Öneri ve talepler

Raporun sonunda ise araştırmanın sonuçları ışığında sorunların giderilmesine yönelik bazı öneri ve talepler şöyle sıralanıyor:

  • HIV, HPV vb. ilaçlarının erişimi ve ilaç yazdırma konusunda takip olmalı ve kişilere ilaçları ücretsiz bir şekilde ulaştırılmalı.
  • Maske ve kişisel hijyen malzemeleri LGBTİ+’lar için de ücretsiz ve erişilebilir olmalı.
  • Pandemi sürecinde işsiz kalan, ücretsiz izne çıkarılan kişilere koşulsuz olarak yaşam standartlarını sürdürebileceği gerekli destekler sunulmalı.
  • Belediyeler ve merkezi yönetim tarafından verilen temel gıda ve hijyen malzemesi yardımlara birlikte, ekonomik destek yardımlarının da LGBTİ+’lar için erişilebilir ve kapsayıcı olması gerekmekte.
  • Seks işçiliği yapan kişilere temel gıda ve hijyen malzemesi yardımları yapılmalı ve ekonomik destek verilmeli.
  • İşini kaybetmiş veya işine son verilmiş, öğrenci olan ve part-time çalışan kişilere iş kaybından kaynaklı ekonomik destek sunulmalı.
  • LGBTİ+’lara yönelik psikolojik ve psikiyatrik destek imkanları (psikoterapi ve farmokoterapi) özellikle devlet kuruluşları tarafından ücretsiz şekilde sağlanmalı.
  • Toplumsal olarak LGBTİ+’ların ayrımcılığa ve herhangi bir türde şiddete maruz kalmasının önüne geçebilecek her türlü yasa, bilgilendirme çalışması, demokratik katılımın arttırılmasını sağlayan araçlar, gruplar arası teması arttıracak çalışmalar LGBTİ+’ların ev içerisinde yaşadığı sorunların ortadan kalkmasına katkı sağlayacaktır.
  • Yerel ve merkezi yönetimlerin, şiddete karşı korunmaya ihtiyacı olan LGBTİ+’lar için sığınma evleri açmaları gerekmektedir.
  • İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı, Anayasa’da cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dair özel düzenlemeler yapılmalı, eşit yurttaşlık hakkına bağlı kalınarak politika yapılmalı.

“COVID-19 Salgınında LGBTİ+ Topluluğunun Durumu” başlıklı raporun tamamına BURADAN ulaşabilirsiniz.
Previous post
BM'den Libya'daki 'tüm paralı askerler çekilsin' çağrısı
Next post
Japonya'nın yeni başbakanı Yoşihide Suga oldu