Ana SayfaGüncelKobani ve Afrin birleşmesin diye başlatılan ‘Fırat Kalkanı’nın bir yılı: Nereden nereye?

Kobani ve Afrin birleşmesin diye başlatılan ‘Fırat Kalkanı’nın bir yılı: Nereden nereye?

HABER MERKEZİ – Resmi rakamlara göre 67 TSK mensubu ve 600 silahlı grup üyesinin yaşamını yitirdiği “Fırat Kalkanı” operasyonun üzerinden bir yıl geçti. Türkiye, Suriye topraklarındaki bu operasyonu Kobani ve Afrin’in birleşmesini önlemek için başlatmıştı. Peki, bu operasyon nasıl başladı ve sonlandı, harekatın ardından bugünkü durum ne? dihaber’den Erdoğan Altan’ın konuyla ilgili derlemesini özetledik.

Türkiye’nin “Fırat Kalkanı” adı ile Suriye’ye düzenlediği operasyonun üzerinden bir yıl geçti.

Operasyonun bittiğini Mart ayının sonunda Başbakan Binali Yıldırım, “Fırat Kalkanı Harekatı bitmiştir, bundan sonra ihtiyaç olması halinde artık yapılabilecek bir hareket artık başka bir isimle anılacak” sözleriyle duyurmuştu.

Peki, bu operasyon nasıl başladı ve sonlandı, harekatın ardından bugün durum ne?

dihaber’den Erdoğan Altan’ın derlemesinden özet geçiyoruz:

  • Operasyon, 20 Ağustos 2016’da IŞİD’in Antep’te düzenlediği ve 56 kişinin yaşamını yitirdiği düğün saldırısının ardından başlatılmıştı. Ancak gerekçe bu olsa da Düğün Katliamı soruşturmasında henüz bir ilerleme kaydedilmiş değil.
  • Resmi rakamlara göre 23 Ağustos 2016 tarihinde başlayan “Fırat Kalkanı” operasyonunda 67 Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu ve 600 “Fırat Kalkanı” grubu üyesi yaşamını yitirdi. Cerablus, Azez, El Rai (Çobanbey) ve El Bab’a uzanan geniş bir toprak parçası da böylece TSK’nin denetimine girdi.
  • “Fırat Kalkanı” ismi verilen operasyonda Türkiye, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bünyesindeki çok sayıda gruba destek verdi.
  • Operasyonun ilk günlerinde IŞİD’in çekilmesi sonrası Cerablus’u alan TSK ve desteklediği gruplar, zaman kaybetmeden yönünü Minbic’in kuzeyindeki YPG mevzilerine çevirdi. Afrin ve Kobani kantonlarının birleşmesini engellenemeye yönelik bu harekata YPG karşılık verdi. Bunun üzerine ABD Sacur Suyu’nu sınır çizerek TSK ile YPG arasına girdi.
  • TSK da Afrin-Kobani arasına girerek olası bir birleşmeyi engellemek, YPG’nin elindeki bazı kasaba ve köyleri alarak Halep yolunu açık tutmak amacıyla yönünü IŞİD’in elindeki El Rai, Azez, Dabık ve Bab’a çevirdi.
  • En nihayetinde Türkiye, Bab sınırına kadar indi. Söz konusu alanlar Türkmenlerden devşirilen Sultan Murat Tugayı savaşçıları eli ile Arap ve Kürtlerden arındırıldı. Bu süreçte Türkiye bir yandan Afrin’e bağlı köylerdeki Ceyş El Suwar (Devrimciler Ordusu) mevzilerini hedef aldı, batıdan da Minbic’in batısındaki köylerde bulunan Minbic Askeri Meclisi güçlerine saldırdı.
  • Bab operasyonu başladığında ise TSK ilk kez ‘çetin’ bir IŞİD karşı koyuşu ile karşılaştı ve ilk ağır kayıplarını verdi. Bir süre ilerleme kaydedemeyen TSK, sonunda Bab’a girdi. Böylece TSK, güneyinde Esad rejimi, doğusunda Minbic Askeri Meclisi ve batısında Ceyş El Suwar güçlerinin bulunduğu kapalı bir alanı kontrol etmeye başladı.
  • Ancak TSK’nin birlikte hareket ettiği ÖSO güçlerinin kaçırma, işkence, hırsızlık gibi faaliyetleri gündeme gelirken,  bir süre sonra gruplar bir birleri ile çatışmaya başladı. Bunun üzerine Türkiye sınırlarında eğitilen özel güçler Cerablus, Azez ve El Rai’ye girmeye başladı. Türkiye bu süreçte direk atadığı ‘kent idarecileri’ eli ile bölgedeki eğitimi ve diğer alanları kontrol etmeye başladı.
  • Halihazırda ÖSO’nun bölgede alan hakimiyeti sağlama çabaları çatışmaları da beraberinde getirmiş durumda. Halep, İdlip, Dera ve Şehba bölgelerindeki (Cerablus, Minbic, El Bab) Türkiye destekli grupların bir birleri ile çatışmaları sürüyor. Son dönemde Şehba bölgesinde yaşayanların ise Demokratik Suriye Güçleri’ne sığınma talebi söz konusu.