Ana SayfaGüncelAnkara JİTEM Davası’nın gerekçeli kararı: Cinayetlerin Susurluk ile ilgisi yokmuş

Ankara JİTEM Davası’nın gerekçeli kararı: Cinayetlerin Susurluk ile ilgisi yokmuş

HABER MERKEZİ – 1990’lı yıllarda zorla kaybedilen veya infaz edilen 19 Kürt avukat, gazeteci ve iş insanı ile ilgili beraatla sonuçlanan davanın gerekçeli kararında “Ankara JİTEM Davası”nda beraatla biten davanın gerekçeli kararında Sakarya, İstanbul ve Ankara’da farklı zamanlarda işlenen cinayetlerde aynı silahların kullanıldığı, MİT raporları, yazılı ölüm emirleri ve tanık beyanlarına rağmen dosyada delil olmadığı ileri sürüldü.

Ankara ve çevre kentlerinde 1993-1996 yılları arasında 19 kişinin öldürülmesine ilişkin açılan ve kamuoyunda “Ankara JİTEM Davası” olarak bilinen ve beraatla biten davanın gerekçeli kararı açıklandı.

Davanın 13 Aralık 2019’daki duruşmasında mahkeme, ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ın dosyasını ayırarak, diğer sanıkların tümü hakkında beraat kararı vermişti.

bianet’ten Ayça Söylemez’in haberine göre kararda, “TBMM, Bakanlık, Komisyon [Susurluk Komisyonu] ve MİT raporları duyum ve tahminden ibaret olup, sanık mahkumiyetine yeterli görülmemiştir” denildi.

Tanık Ayhan Çarkın’ın ifadelerinin de inandırıcı bulunmadığı belirtilen kararda, dosyanın gizli tanıklarından Poyraz’a “mahkemece ulaşılamadığı” ifade edildi.

Susurluk silahlarıyla aynı silahlar değilmiş

Mahkemenin gerekçeli kararında, 12 Kasım 1994’te Kadıköy’de öldürülen Medet Serhat ve İsmail Karaalioğlu ile 25 Şubat 1994’te Ankara’da öldürülen Yusuf Ekinci cinayetlerinde aynı silahların kullanıldığının tespit edildiği ifade edildi.

Kararda, Kırıkkale’de öldürülen Metin Vural’ın cinayetinde kullanılan silahların “Susurluk silahlarıyla ilgisinin olmadığını” ifade edildi, ancak silahlar aynı olmasa da markaları aynıydı.

Öldürülenlerden Tarık Ümit’in Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) adına çalıştığı ve Uzi marka silah taşıdığı belirtilen kararda, Ocak 1994’te Sakarya’da öldürülen Behçet Cantürk ile Recep Baskın cinayetlerinde kullanılan silah ile 28 Mart 1994’te Düzce’de öldürülen Fevzi ve Salih Aslan cinayetlerinde kullanılan Uzi marka silahla aynı olduğunun kriminal raporlara yansıdığı bilgisi yer aldı.

Kararda dört ayrı cinayette aynı silahların kullanıldığı ifade edildi ancak “Olaylarda kullanılan silahlar ele geçmedi” denildi.

Mahkeme tanık Ayhan Çarkın’ın ifadelerine neden itibar edilmediğini ise, “Sanıklar Mehmet Ağar, İbrahim Şahin ve Korkut Eken’in Ömer Lütfi Topal cinayetinde azmettirici olduklarına dair delil bulunmamaktadır. Tanık Ayhan Çarkın’ın ifadeleri kişisel tahmin seviyesindedir” sözleriyle açıkladı.

Dava hakkında

1993-96 yılları arasında Ankara’da Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın’ın da bulunduğu zorla kaybedilen veya infaz edilen 19 kişiye ilişkin ilk soruşturma 2011 yılında başlatıldı.

20 Eylül 2013 tarihinde zamanaşımı riskinden dolayı Abdülmecit Baskın cinayetiyle ilgili iddianame düzenlenirken, 19 Aralık 2013 tarihinde düzenlenen yeni iddianameyle Namık Erdoğan, Metin Vural, Recep Kuzucu, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Haci Karay, Adnan Yıldırım, İsmail Karaalioğlu, Yusuf Ekinci, Ömer Lutfi Topal, Hikmet Babataş, Medet Serhat, Feyzi Aslan, Lazem Esmaeılı, Asker Smıtko, Tarık Ümit, Salih Aslan ve Faik Candan cinayetleri de yargılamaya dahil edildi.

Tutuklu sanığın olmadığı dava kapsamında Mehmet Ağar (dönemin İçişleri Bakanı), İbrahim Şahin (eski Özel Harekât Daire Başkanı), Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Seyfettin Lap, Enver Ulu, Uğur Şahin, Alper Tekdemir, Yusuf Yüksel, Abbas Semih Sueri, Lokman Külünk, Mahmut Yıldırım, Nurettin Güven, Muhsin Korman’ın “cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında insan öldürmek” suçlarından yargılanıyordu.


Davaya ilişkin daha fazla detaya ve iddianameye Faili Belli’nin Dava Sayfasından ulaşabilirsiniz.

Cezasızlığa devam: Ankara JİTEM Davası’nda beraat kararı

Kızıltepe JİTEM Davası: Zamanaşımından düştü, tüm sanıklara beraat

‘Dargeçit JİTEM Davası’: Sanıkların tutuklanması talebi reddedildi

Previous post
Mersin'de iş cinayeti: Çalıştığı fırındaki asansöre sıkışan işçi hayatını kaybetti
Next post
Afrin'e operasyonun ikinci yılında HDP'den kınama