Ana SayfaManşetKapatılan basın kuruluşları: ‘Gerçeklerin üzerini kapatacak bir KHK yok’

Kapatılan basın kuruluşları: ‘Gerçeklerin üzerini kapatacak bir KHK yok’

HABER MERKEZİ – Son yayımlanan iki KHK’den biri ile bir kez daha basın hedefe alındı, üç basın kuruluşu kapatıldı. Kapatılan basın kuruluşları işkenceden cinsel istismara birçok olayı ortaya çıkarmıştı, biri ise Kürtçe yayın yapıyordu. Karınca’ya konuşan kapatılan yayınlardan dihaber’in editörü Sedat Yılmaz, “Bu, OHAL ve KHK ile yönetilen bir ülkenin hali vaziyetidir. Bunun faturasını ödüyoruz” derken, Gazete Şûjin editörü Ceren Karlıdağ ise, “Bizi kapatabilirler ama gerçeklerin üzerini nasıl kapatacaklar? Gerçeklerin üzerini kapatacak ne bir OHAL ne de bir KHK var” dedi. Kürtçe yayın yapan Rojeva Medya gazetesi editörü Çetin Altun ise kapatılmalarının ‘Kürt diline tahammülsüzlüğün’ göstergesi olduğunu belirtti.


Haber: Bekir Avcı


Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında yayımlanan iki yeni Kanun Hükmünde Kararname’den (KHK) 693 sayılı olanı ile kısa bir süre önce yayın hayatına başlayan üç basın kuruluşu kapatıldı: dihaber, Gazete Şûjin ve Rojeva Medya Gazetesi.

Her üç kuruluş da 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK’ler ile onlarca basın kuruluşunun kapısına mühür vurulması sonrası yayına başlamıştı.

Ancak üçü de bugün, çıkarılan bir başka KHK ile kapatıldı.

dihaber: Onların yönetim anlayışına diken olduk

dihaber’e kuruluşundan bu yana yani 9 buçuk ayda 15 kez erişim engeli getirildi. Ajansın muhabirleri saldırıya uğradı, gözaltına alındı ve tutuklandı.

Kapatmanın ardından bir açıklama yapan ajans, “OHAL ve KHK rejimiyle varlığını sürdürmeye çalışan iktidar, dihaber’in hakikati ortaya çıkarma çabasına ancak 9 buçuk ay dayanabildi” dedi.

Gazetemize konuşan ajansın editörü Sedat Yılmaz ise şunları söyledi:

Bu, OHAL ve KHK ile yönetilen bir ülkenin hali vaziyetidir. Bunun faturasını ödüyoruz. Kısa bir yayın hayatımız oldu. 9 buçuk ay kadar. Bu 9 buçuk ayda hükümetin fotoğrafını çektik. Bu fotoğrafın içerisinde Koruköy’de, Şapatan’da sıra dayağından geçirilen Kürt köylülerin sesi olduk, yine Newroz’da ‘canlı bomba’ diye öldürülen Kemal Kurkut’un gerçekliğini dünyaya duyurduk. Bizler, yaratılan polis devletinin görüntüsünü ortaya çıkardık: İktidarın koruyucusunun yani bir polisin hırsızlığının fotoğrafını çektik. Buna benzer onlarca haber… Kültürel soykırım ve hırsızlığı teşhir ettik. Sömürgeleştirilmiş bir halkın kültürüne el koyma, onu çalmayı gözler önüne serdik. Bu onlar için en zoruydu galiba.

Onların yönetim anlayışına diken olduk. Bu görüntünün faturasıdır bize dönen. Ancak bu KHK bizler açısından bir onur vesikası olacak. Ötekilerin sesi olmaya; kadın, çocuk, işçi, mağdur olanların sesi olmaya, onların çığlığı olmaya devam edeceğiz. Yaşam oldukça bu gelenek sürdürülecek.

Gazete Şûjin: Gerçeklerin üzerini kapatacak bir KHK yok

“Medyanın diline, çuvaldız niyetine” sloganıyla 2016 yılının Kasım ayında yayına başlayan kadın gazetesi Şûjin’in internet sitesi ise 9 aylık süreçte 2 kez engellendi ve kapatılmadan önceki gün siber saldırıya uğradı. Yayını süresince muhabirleri gözaltına alınan ajans, istismar ve cinsel saldırıları teşhir ettiği için de erkekler tarafından tehdit edildi.

Kapatılmalarını sorduğumuz Gazete Şûjin editörü Ceren Karlıdağ, bunun tesadüf olmadığını belirterek, “Bizi kapatabilirler ama gerçeklerin üzerini nasıl kapatacaklar? Gerçeklerin üzerini kapatacak bir KHK yok” dedi.

Karlıdağ’ın gazetemize yaptığı açıklama şöyle:

OHAL sürecinden beri birçok kadın kurumu kapatıldı. Bir kadın gazetesinin hedef alınması da tesadüf değil. Ancak bu, normalleştirdiğimiz, meşrulaştırdığımız bir durum da değil. Daha önce de birçok Kürt basın kuruluşu kapatılmıştı. Ama mücadele devam etti, bundan sonraki süreçte de mücadele devam edecek. Çünkü bu, bir direniş geleneğinin devamıdır.

Bizi kapatabilirler ama gerçeklerin üzerini nasıl kapatacaklar? Gerçeklerin üzerini kapatacak ne bir OHAL ne de bir KHK var. Biz sadece hak ihlalleri ile değil, biz sadece devletin gerçek yüzünü teşhir ettiğimiz için de değil, Rojava’dan Yüksel’e uzanan kadının sesini yükselttiğimiz için kapatıldık.

Ancak gerekiyorsa duvara yazı yazarak ya da haberleri tek tek ellerimizle insanlara dağıtarak buna devam edeceğiz. Şûjin, kadın direnişinden ve kadın mücadelesinden aldığı miras ile yola çıkan bir gazeteydi. Rosa Lüksemburg’dan Deniz Fırat’a ve Gurbeteli Ersöz’e kadar uzanan bir mirasın devamcısıydı. Bundan sonraki süreçte de bu mirası devam ettireceğiz.

Rojeva Medya: Kapatılmamız Kürt diline olan tahammülsüzlükten

Rojeva Medya gazetesi de 15 Temmuz’un ardından basın üzerindeki baskılara rağmen Kasım ayında yayına başlamıştı.

Gazete, Türkiye ve Ortadoğu’daki gelişmeleri Kürtçe olarak okura ulaştırıyordu. “Anadilimizle sizlere merhaba dediğimiz için heyecanlıyız” diyerek yayınına başlayan gazetenin yayın süresince birçok çalışanı gözaltına alındı, internet sitesi de 5 kez engellendi.

Gazetenin editörü Çetin Altun, Karınca’ya yaptığı açıklamada kapatılmalarının ‘Kürt diline tahammülsüzlüğün’ göstergesi olduğunu belirtti:

Devletin gazeteleri kapatmasına yabancı değiliz, artık alışık olduğumuz bir durum. Kapatmalar, tutuklamalar Türkiye’de sıradanlaşmış durumda. Mevcut iktidar söz konusu olunca hukuktan bahsetmek mümkün değil.

Özellikle de halkın haber hakkına tahammülsüzlük var. Gazetemiz Kürtçe yayın yapıyordu, kapatılması ise Kürt diline olan bir tahammülsüzlüktür, dilin yasaklanmasıdır. Kürt diline karşı süren baskı AKP döneminde daha da sıklaştı. 90’larda bile dil üzerinde bu denli tahammülsüzlük yoktu.

Bahsettiğimiz bir halkın dili ve varlığıdır. Bunu yok sayamazsınız. Bu, Türkiye’de bir halkın gazetesidir, bunu engelleyemezsiniz. Ve bu gazete yine çıkacaktır.