Ana SayfaManşet‘Onlar gazeteciliğin gereğini yaptı’: Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat 321 gündür tutuklu

‘Onlar gazeteciliğin gereğini yaptı’: Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat 321 gündür tutuklu

HABER MERKEZİ – Redhack’in yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait mailleri haberleştirdikleri gerekçesiyle 321 gündür tutuklu olan gazeteciler Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat’in yargılandıkları davanın ikinci duruşması 6 Aralık’ta. Davanın bir önceki duruşmasında tahliye olan gazeteci Ömer Çelik duruşma öncesi kamuoyu ve gazetecilere duyarlılık çağrısı yaptı. Çelik, “Meslektaşlarımız gazeteciliğin gereğini yerine getirdi. Haberlerimizin arkasında duruyoruz. Yargı bir an önce bu yanlıştan vazgeçmeli” dedi.

Redhack’in yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait mailleri haberleştirdikleri gerekçesiyle 25 Aralık 2016 tarihinde evleri basılarak gözaltına alınan, 24 günlük gözaltı süresinin ardından ise tutuklanan gazeteciler KHK ile kapatılan DİHA’nın haber müdürü Ömer Çelik, Diken eski editörü Tunca Öğreten ve Birgün çalışanı Mahir Kanaat, 24 Ekim’de ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.

Mahkeme Öğreten ile Kanaat’ın tutukluluğunun devamına, Çelik’in ise tahliyesine karar vermişti.

321 gündür tutuklu olan gazeteciler Öğreten ve Mahir Kanaat 6 Aralık’ta ikinci kez hakim karşısına çıkacak.

Gazeteciler bir önceki duruşma mahkemenin verdiği karar gereği duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS ) ile katılacak.

Davanın bir önceki duruşmasında tahliye edilen gazeteci Ömer Çelik, duruşma öncesi kamuoyu ve gazetecilere duyarlılık çağrısı yaptı.

Gazete Karınca’ya konuşan Çelik, iki meslektaşının gazetecilik mesleğinin yerine getirdikleri için 321 gündür tutuklu olmalarının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Davanın kamuoyunu yakından ilgilendiren haberler üzerine kurulu olduğunu belirten Çelik, yaptıkları haberleri ilk duruşmadaki savunmalarında savunduklarını savunmaya da devam edeceklerini söyledi.

Son günlerde gündemde olan Sarraf davasına ilişkin yaşanan gelişmeler ve CHP’nin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yakınlarının Man Adası’ndaki şirketlere para gönderdiğine dönük iddiaları hatırlatan Çelik, iddianameye “suç delili” olarak konulan haberlerinin de bugün gündemdeki bu konularla örtüştüğünü belirtti.

‘Haberlerimizin arkasındayız’

Çelik şunları söyledi:

İlk günden bu yana söylediğimiz gibi asıl mesela haberlerimizin gerçekliği ve doğruluğuydu. Meslektaşlarımız gazeteciliğin gereğini yerine getirdi. Haberlerimizin arkasında duruyoruz.

‘Yargı bu yanlışından vazgeçmeli’

Tutuklu meslektaşları Öğreten ve Kanaat’in mahkemeye SEGBİS’le katılmaları yönündeki mahkeme kararını da eleştiren Çelik, bu durumun savunma hakkını kısıtlayan bir karar olduğunu söyledi.

Çelik şunları belirtti:

Savunma açısından olabildiğince kısıtlayıcı bir karar. Mahkeme hem bu kararından hem de meslektaşlarımızı özgürlüğünden mahrum bırakan tutukluluk kararından vazgeçmeli. Ben de Mahir’le aynı haberleri yaptım. 304 gün tutukluluğun ardından tahliye edildim. Yargı bu yanlışından vazgeçmeli.  Tabi kamuoyu ve gazeteciler de duyarlı olmalı ve tutuklu meslektaşlarımızı sahiplenmeli.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gazetecilerden Ömer Çelik, Derya Okatan, Metin Yoksu, Eray Sargın’ın “Örgüt propagandası” ve “Bilişim sistemini engelleme bozma verileri yok etme veya değiştirme” suçlamalarından, Mahir Kanaat’ın ise “Örgüt üyeliğinden” yargılanması isteniyor.

Tunca Öğreten hakkında ise “Bilişim sistemini engelleme bozma verileri yok etme veya değiştirme” ve “Örgüt üyesi olmamak ile birlikte örgüt adına suç işlemek”ten ceza verilmesini isteyen savcı, Almanya vatandaşı Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel’in dosyasını ayırmıştı.

 


Gazetecilerin davasında Ömer Çelik’e tahliye

Gazeteci Ömer Çelik: Tahliyeme sevinemedim çünkü Tunca ve Mahir tutuklu