Ana SayfaÇalışma Yaşamı‘Evde kalamayan’ işçiler: Ne virüsten ölmek istiyoruz ne de açlıktan

‘Evde kalamayan’ işçiler: Ne virüsten ölmek istiyoruz ne de açlıktan

HABER MERKEZİ – Adana’da bir tekstil fabrikasında çalışan işçiler, işyerinde Corona virüsüne karşı hiçbir önlem alınmadığını, haftalık izin haklarının da ellerinden alındığını söyledi. 150 kişilik ortamlarda, maske ve eldivensiz çalıştırıldıklarını belirten bir işçi, “Ölümle karşı karşıya çalışıyoruz” dedi.

Corona virüsü salgınına karşı “Evde kal” çağrıları yapılıyor ancak çalışmak için dışarı çıkmak zorunda olan kişiler, virüs tehdidiyle karşı karşıya.

Adana’da çalışan tekstil işçileri de bir taraftan çalışmak zorunda bırakıldıklarını bir taraftan da işyerlerinde gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı.

Mezopotamya Ajansı’ndan Hamdullah Kesen’e konuşan ve işten çıkarılma korkusuyla ismini vermeyen T.Z. isimli bir işçi, 8 yıldır tekstil işçisi olduğunu, daha önceki fabrikada haklarını alamadan işten çıkarıldıklarını ve şimdiki fabrikada İŞKUR aracığıyla çalıştığını söyledi.

Salgın öncesinde haftada iki gün izin yaptıklarını ancak şimdi o haklarının da ellerinden alındığını belirten T.Z., fabrikada virüse karşı hiçbir önlem alınmadığını ifade etti.

“Fabrikada 200 kişi çalışıyoruz. İşyerinde dezenfektan, maske ve eldiven yok. 16 kişilik servislere 26 kişi bindiriliyoruz. Yemekhanede de keza iç içe yemek yemek zorunda kalıyoruz. Ölümle karşı karşıya çalışıyoruz.”

“Evde kal” çağrılarına değinen T.Z., yurttaşların evde kalması için devletin gerekli şartları sağlaması gerektiğini vurguladı.

“Ben çalışmazsam evime kim ekmek getirecek? Biz bir hafta çalışmazsak ekmeğe muhtaç kalırız. Ama zenginler için bu böyle değil. Eğer üretime devam edecekse de gerekli sağlık önlemleri alıp, işyeri sürekli denetlemeli. Vatandaşın elektrik ve su faturalarından salgın bitene kadar muaf edip, her türlü ihtiyaçlarını karşılaması gerek. Bizler ne virüsten ne de açlıktan ölmek istemiyoruz. Devlet görevini yapsın.”

Bir başka işçi R.B. de işyerlerinde salgına karşı önlemlerin alınmadığını, işçilerin hayatları hiçe sayılarak kötü şartlarda çalıştırıldığını dile getirdi.

“Servisler tıklım tıklım dolu. İşyerimiz 2 katlı. 150 kişiyle beraber bir katta çalışıyoruz. Yemekhane de bunun içinde. Maske, dezenfektan ve eldiven yok. Zaten kötü koşullarda çalışıyoruz. Bu salgınla sağlığımız daha da risk altında. Bazı işyerleri işçilerini ücretsiz izne gönderdi. Evde sadece ben çalışıyorum. Ben de çalışmazsam, aileme kimse bakamaz. Devletin zaten vatandaşına bir yardımı yok. İşçiye yardımı yok. Sadece patronlara yardım ediyor. Devlet vatandaşına sahip çıkmalı.”
Previous post
‘Son partizan’: Glezos’un anısına…
Next post
Tahliye talebine ret: 85 yaşındaki hasta tutuklunun kaçma şüphesi varmış