Ana SayfaGüncelGülmen ve Özakça’sız mahkeme: Tahliye çıkmadı, avukat sınırlandırılması getirildi

Gülmen ve Özakça’sız mahkeme: Tahliye çıkmadı, avukat sınırlandırılması getirildi

HABER MERKEZİ – 190 gündür açlık grevinde 114 gündür de tutuklu olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça bugün ilk kez görülen duruşmaya getirilmezken, adliye önünde yapılmak istenen açıklamaya polis müdahale etti. Duruşma iki eğitimci olmadan görülürken savunma yapan avukatlar, “Bugün Nuriye ve Semih’in buraya getirilmemesinin nedeni ‘yiyorlar’ yalanlarının ortaya çıkacak olmasıdır” dedi. İki eğitimcinin tahliyesini isteyen avukatlar mahkemeye “Her şeyi kaybedebiliriz ama vicdanımızı kaybetmemeliyiz. Tutukluluk hakkında karar verirken bunu unutmayın” çağrısında bulundu. Mahkeme heyeti, iki eğitimcinin tutukluluk hallerinin devamına ve savunmanın 3 avukatla sınırlandırılmasına karar verdi. Duruşma Sincan Cezaevi’nde görülmek üzere 28 Eylül’e ertelendi.

Açlık grevinin 190’ıncı gününde olan tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ilk duruşması öncesi Ankara Adliyesi’nin çevresi polis tarafından kapatıldı.

Duruşma öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Barış Yarkadaş, Gülmen ve Özakça’nın duruşmaya getirilmeyeceği bilgisini paylaşmış, Ankara Jandarma Komutanlığı’nın mahkemeye “Yeterli personelim yok”, “Gülmen ve Özakça kaçırılabilir” ve “Provokasyon olabilir” gerekçelerini sıraladığını ve iki eğitimcinin savunma hakkının engellendiğini bildirmişti.

Hali hazırda Yüksel eylemcilerinden Acun Karadağ mahkemede sanık olarak yer alırken, mahkemede Özakça ve Gülmen’in “sağlık sebebi ve “güvenlik” nedeniyle duruşmaya getirilmediğine ilişkin yazı okundu.

Duruşmada tutuksuz sanık Acun Karadağ ise avukatların saldırıya uğraması nedeniyle savunma için ek süre istedi.

Karadağ, “Avukatlarımız gözaltına alındığı için savunma hakkımız gasp edildi. Savunma için ek süre istiyorum” dedi.

Acun Karadağ avukatları gözaltına alındığı için bu celse savunmasını yapmadı.

Duruşmada savcı, Acun Karadağ, Semih Özakça ve Nuriye Gülmen için açılan tüm kamu davalarının sorgulanmasını ve Özakça ile Gülmen’in henüz savunmalarını yapmamış olmaları gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına yönelik mütalaa verdi.


Gülmen ve Özakça ‘kaçırılabilirler’ denilerek mahkemeye getirilmiyor


Avukatların savunması: Bu siyasi bir tiyatro

Duruşmada konuşan avukat Murat Yılmaz ise “Nuriye ve Semih icin derhal beraat kararını talep ediyoruz” dedi.

“Nuriye ve Semih’in duruşmaya getirilmemesi, duyulan korkunun göstergesidir” diyen Yılmaz, iki eğitimcinin ‘güvenlik gerekçesi ve personel yetersizliği’ gerekçesiyle duruşmaya getirilmediğini hatırlatarak, “Yüksek caddesini yüzlerce çevikle kapatan, adliyeyi ablukaya alanlar güvenlik gerekçesi ve personel yetersizliği sebebi ile Nuriye ve Semih’i duruşmaya getirmiyor. Biz bunun gerçek neden olmadığını biliyoruz” diye konuştu.

Açlık grevi ile ilgili AYM kararını hatırlatan avukat Yılmaz, şunları söyledi:

Anayasa Mahkemesi kararında açlık grevi ‘korunması gereken bir hak’ olarak yorumlanmıştır. 7 Şubat’tan beri teknik takip yapılmış ancak tek bir suç unsuru bulunmamıştır. Çünkü yoktur. Bu dosyada suç ve cezada şahsilik ilkesi bertaraf edilerek müvekkillerin işlemediği suçlardan yargılanması yapılmaktadır.

Avukatlardan Betül Vangölü Kozağaçlı ise Gülmen ve Özakça’nın Yüksel’de başlayan eylemlerini ve bugüne dek gelen süreci özetleyerek, şunları söyledi:

Hukuk diye helvadan put yapmışsınız. Acıkınca yiyorsunuz. Bu dosyaya asıl hazırlığı yapan 18 avukat hakkında yakalama kararı çıkartılmıştır. Biz bu dosyayı avukatsız bırakmayacağız. Nuriye ve Semih’i buraya getiremediler çünkü siyasal iktidar onlar hakkında yalanlar söyledi. Bu yalanlar ortaya çıkacağı için bu salona getirmekten korkuyorlar. Polisler yalanları ortaya çıkmasın diye Nuriye ve Semihin avukatlarını gözaltına aldılar. Açlık grevi örgütlerden önce de vardı. Anne ve babasına kızan bir çocuğun yemek yemediğini duymadınız mı? İnsanlar haklı olduklarına inandıkları için açlık grevi yaparlar. Bu eylem bir örgütle ilişkilendirilemez.

Süleyman Soylu ‘Nuriye ve Semih yemek yiyorlar’ demişti. Eğer duruşmaya getirilselerdi Soylu’nun yalanını yüzüne vuracaklardı. Bugün Nuriye ve Semih’in buraya getirilmemesinin nedeni ‘yiyorlar’ yalanlarının ortaya çıkacak olmasıdır.

Betül Vangölü Kozağaçlı’nın ardından mahkemede savunma yapan Ankara Barosu Başkanı avukat Hakan Canduran ise şöyle konuştu:

İçişleri Bakanı mahkemenizin yerine geçerek hüküm kurmuş ve Nuriye ile Semihi terörist ilan etmiştir. Sizden ricamız yargılama yetkisini içişleri bakanın elinden alarak bağımsız bir mahkeme olduğunuzu göstermenizdir. Kanunda yer almayan, ‘tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri’ gerekçesi bu ülkenin hukuksuz tarihine geçmiştir.

Van Baro Başkanı Murat Timur da duruşmaya iki nedenle katıldığını belirterek, “Savunmayı temsil eden 18 avukat arkadaşımızın burada olamaması, diğeri de Türkiye’nin her yerinde işi elinden alınan, haksızlığa uğrayanlara Nuriye ve Semih’in umut olması” dedi ve şu çağrıyı yaptı:

Bu siyasi bir tiyatro. Bu tiyatroda olmaktan utanıyorum. Vicdanınıza sesleniyorum! Her şeyi kaybedebiliriz ama vicdanımızı kaybetmemeliyiz. Tutukluluk hakkında karar verirken bunu unutmayın.

Duruşma farklı illerden gelen baro başkanlarının savunmalarıyla devam etti.

Savunmaların ardından ise duruşmaya ara verildi.

Tutukluluk hallerine devam kararı

Aranın ardından mahkeme heyeti, Gülmen ve Özakça’nın tutuklarının devamına karar verirken duruşmayı 28 Eylül Perşembe gününe erteledi.

Bir sonraki duruşma Sincan Cezaevi’nde yapılamasına karar verildi.

Ayrıca tutuklu iki eğitimcinin sağlık durumlarını gösteren tüm sağlık raporlarının mahkemeye gönderilmesine ve savunmanın 3 avukatla sınırlandırılmasına karar verildi.

Saçılık: Soylu’nun mahkemeye baskısı sonuç verdi

Gülmen ve Özakça ile birlikte Yüksel Caddesi’nde aylarca ‘İşimi geri istiyorum’ eylemi düzenleyen ve eylemlerini hala devam ettiren Veli Saçılık, karara ilişkin yaptığı ilk açıklamada “Süleyman Soylu’nun mahkemeye baskısı sonuç verdi” dedi.

Gazetemize konuşan Saçılık, bu sabah yaptığı değerlendirmede avukatların toplu olarak gözaltına alınmasını da hatırlatarak, “Bizler bu durumu Süleyman Soylu’nun açık biçimde sürece müdahalesi olarak değerlendiriyoruz” demişti.

Adliye önünde müdahale

Öte yandan iki eğitimciye destek olmak için Ankara Adliyesi önünde toplananlar bir basın açıklaması yapmak istedi.

Adliye önündekilere CHP ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri de destek verdi.

Ancak polis, ‘hiçbir şekilde Özakça ve Gülmen’e dair bir açıklamaya izin verilmeyeceğini’ belirterek açıklamaya engel oldu.

Bu durumu protesto eden yurttaşlar ise adliye önünde oturma eylemi başlattı.

Polis bu kez oturmaya eylemindekilere karşı biber gazı, kalkan ve cop kullandı.

Polis müdahalesi sırasında en az 22 kişi gözaltına alındı.

Müdahaleye rağmen adliye çevresinde yurttaşların bekleyişi devam ediyor.


Gazete Karınca