Ana SayfaGüncelGEZİ’nin 4. YILI | Ablukaya rağmen binler Taksim’de buluştu: ‘Hayır bitmedi, mücadeleye devam’

GEZİ’nin 4. YILI | Ablukaya rağmen binler Taksim’de buluştu: ‘Hayır bitmedi, mücadeleye devam’

HABER MERKEZİ – Binlerce kişi Gezi Direnişi’nin 4. yıldönümünde polis ablukasına rağmen Taksim’de bir araya geldi. “Hayır bitmedi, mücadeleye devam” denilen İstiklal Caddesi üzerindeki yürüyüşte, Gezi’de yaşamını yitirenler anıldı, açlık grevi eylemindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile Rojava’da yaşamını yitiren Gezi direnişçisi Ayşe Deniz Karacagil unutulmadı.

Gezi Direnişi’nin 4. yıldönümünde binlerce kişi ablukaya rağmen Taksim’de bir araya geldi.

Polis, Taksim Cumhuriyet Anıtı ve Gezi Parkı’nı bariyerler ile giriş çıkışlara kapatırken, ek olarak Taksim Meydanı ve Gezi Parkına itfaiye ve sağlık ekipleri konuşlandırılmıştı.

Ancak ablukaya rağmen iki koldan yapılan yürüyüşlerle İstiklal Caddesi’nde bir araya gelindi.

Aralarında Gezi direnişinde yaşamını yitirenlerin aileleri, HDP Milletvekili Garo Paylan ve HDP yöneticileri, DBP yöneticileri, HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ve HDK bileşenleri, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, EHP, ESP, Devrimci Parti, HTKP, ÖDP, BHH, Kaldıraç yöneticileri, Cumartesi Anneleri, Taksim Dayanışması bileşenlerinin olduğu grup TMMOB Taksim Şubesi önünde toplandı.

Birleşen gruplar Gezi ailelerinin taşıdığı “Hayır bitmedi, mücadeleye devam” pankartını arkasında yürürken, sık sık “Her yer Taksim her yer direniş” sloganları atıldı.

Fotoğraf: ETHA

 

İstiklal’deki buluşmada Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildikten sonra işe iade talebiyle başladıkları açlık grevinin 76’ncı gününde tutuklanan ve cezaevindeki eylemleri 84’üncü gününe akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça da unutulmadı. “Nuriye ve Semih yalnız değildir” sloganları atıldı.

Yine Gezi direnişi sırasında Antalya’daki eylemlerde kırmızı fular taktığı gerekçesiyle tutuklanan ve 103 yıl hapis cezası ile yargılandığı davadan tahliye edilen, Rojava’da IŞİD’e karşı savaşırken yaşamını yitiren Ayşe Deniz Karacagil (Destan Yörük) de hatırlandı. “Gezi’den Rakka’ya dövüşenler ‘Destan’ yazıyor” dövizleri taşındı.

Fotoğraf: ETHAFransız Kültür Merkezi’ne gelen kitle, polis ve TOMA barikatı ile karşılaştı.

Polislerin Taksim Meydanı’na yürüyüşe izin vermemesi üzerine burada oturma eylemi gerçekleştirildi.

5 dakikalık oturma eyleminin ardından Taksim Dayanışması Sözcüsü Mücella Yapıcı ortak basın metnini okudu.

Fotoğraf: Hasan Özhan Ünal

Yapıcı, 4 yıl önce bugün, Taksim Meydanı ve Gezi Parkı için yaşam alanlarımıza amansız ve hukuksuz bir şiddetle saldıranların karşısında omuz omuza verdiklerini kaydederek şunları söyledi:

Gençlerimizin yaratıcı zekâsıyla, annelerimizin kucaklayan şefkatiyle, işçi kardeşlerimizin emekten gelen gücüyle, kadınlarımızın gür sesiyle, LGBTİ bireylerimizin ‘biz de varız’ çığlığıyla el ele verip dayanışmamızı ve direnişimizi büyüttük. Bu onurlu direniş ve evrensel dayanışma karşısında çaresizlerin ve korkakların günden güne daha da kirlenen politikalarına, tırmandırılan şiddetine, adaletsizliğine karşı biz Gezi insanları onlarca ayrı dille, sesle, renkle bir arada durduk, nefes aldık.

Dünyaya örnek olan, umut veren muktedirlerin ise bir hayalet gibi korktukları Gezi direnişimiz bugün 4 yaşında. Muktedirler 4 yıl sonra hala Gezi ruhundan korkuyor ve dillerinden düşürmüyorlar. Korkmakta haklılar, gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde ‘karanlığa dur!’ diyebiliyoruz. Gördüler ki; plastik mermiler, biber gazları, gözaltılar, tutuklamalar bizi korkutamıyor. Gördüler ki, biz bu baskılardan asla yılmıyoruz ve bu baskıların karşısında omuz omuza duruyoruz. Gördüler ki, biz bir araya geldiğimizde düşlediğimiz hayatı kuruyoruz.

4 yıldır etrafımızı daha da fazla saran karanlığın farkındayız. Bu yüzden Gezi’den bugüne karanlığa, haksızlığa karşı HAYIR demeye devam ediyoruz. Anayasa’nın uluslararası sözleşmelerin, AİHM kriterlerinin dikkate alınmadığı; hukuksuzluk ve keyfiliğin kutsandığı bir siyasal iklimde yaşıyoruz. Bu keyfiliği GEZİ sürecinden iyi tanıyoruz. İktidar sahiplerinden güç alan, hukuk ve kural tanımaz polis şiddetinin yaşamlarımızı nasıl kararttığını unutmuş değiliz.

Bizler; Ethem Sarısülük ile Medeni Yıldırım’ı hedef alarak vuran jandarmaların ve polislerin, Ali İsmail’e yönelen ölümcül tekmelerin sahiplerinin, Abdullah Cömert’i, Ahmet Atakan’ı, Berkin Elvan’ı yaşamdan koparan biber gazı fişeklerinin; Hasan Ferit’i vuran mafya bozuntularının ve Mehmet Ayvalıtaş’ı bizden alan pervasızlığın bu hukuksuzluktan güç aldığını bilenleriz. Bizler; Özgürlükten, demokrasiden, barıştan ve doğadan yana olan herkesin açlıkla, ölümle ve hapisle sınandığını; hırsızlığın, yolsuzluğun, katliamların, taciz ve tecavüzlerin cezasızlıkla ödüllendirildiğini; bir insanı katletmenin bedelinin mahkeme masraflarından daha az olduğunu; 90 gün çocuğunun kemiklerini alabilmek için açlık grevi yapan babaya oğlunun kemiklerinin kargoyla gönderildiğini görenleriz.

Bizler; Herkesin susmasını, biat etmesini isteyenlerin; haklarını talep edenler karşısında nasıl hukuksuzca, adaletsizce, vicdansızca davrandıklarına, parlamentonun işlevsizleştirilmesi için milletvekillerinin tutuklanmasına, şiddete nasıl ihtiyaç duyduklarını yaşayarak öğrenenleriz.

Baştan sona adaletsiz ve eşitsiz bir ortamda gerçekleştirilen Anayasa referandumunun bile nasıl oy hırsızlığı ile maniple edildiğini hep birlikte yaşadık. Demokrasi isteyenlerin oylarının nasıl gasp edilmeye çalışıldığını hep birlikte gördük.

Gezi’de barıştan, özgürlükten, doğadan, eşitlik ve dayanışmadan yana kurduğumuz hayatın peşinde olanların KHK’larla, ihraçlarla, açlıkla, tutuklamalarla sınandığı bu karanlıkta, dayanışmamızdan ve birbirimizden vazgeçmiyoruz. Sorgusuz sualsiz, Kanun Hükmünde Kararnamelerle yaşamları dağıtılan on binlerce kişinin sesine katılıyor, OHAL adı altında yerleştirilmeye çalışılan bu karanlığa, haksızlığa, şiddete ve hukuk tanımazlığa Gezi’den aldığımız güç ve kazanımlar ışığında ‘Hayır’ diyoruz.

Bilinsin ki; Gezi direnişi bu toplumun tarihinde bir onur sayfası olarak yerini almıştır. Dünyaya örnek olan Gezi direnişi, en temel hak taleplerinin hukuksuzca cezalandırılmaya çalışıldığı davalarda suç unsuru olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Bunu reddediyor, kendi hukuksuz ve onursuzluklarının yarattığı korku ve kâbusları nedeniyle bu sayfanın karalanmasına izin vermiyoruz.

4 yıl önce bir parkta birlikteliğimizden yarattığımız gücümüzle tekrarlıyoruz; Başta Taksim Meydanı ve Gezi Parkı olmak üzere yaşam alanlarımızın, ormanlarımızın, parklarımızın, meydanlarımızın, kentlerimizin, insan hakları anıtımızın dahi abluka altına alınmasını ve yok edilmesini, ülkemizin bir cezaevine dönüştürülmesini hiçbir zaman kabul etmiyoruz, kabul etmeyeceğiz.

4 yıl sonra aynı kararlılıkla taleplerimizin arkasındayız! Bir aradayız, Susmuyoruz! Susmayacağız! Hayır Bitmedi, Mücadeleye devam diyoruz!

Ardından Gezi’de yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu ve tek tek hayatını kaybedenlerin isimleri okundu.

Yapılan saygı duruşu ardından içerisinde Gezi ailelerinin de bulunduğu 30 kişilik grubun Taksim Meydanı’na karanfil bırakmasına ise polisler izin vermedi.


Gazete Karınca
Previous post
Ankara'da polis engeline rağmen Gezi'de hayatını kaybedenlerin isimleri Konur'da okundu
Next post
Gerekçe 'cezaevinde açlık grevi yapmaları': Gülmen ve Özakça'ya 'disiplin' soruşturması