Ana SayfaÇeviriFranco “Bifo” Berardi: Önümüzde bir yol ayrımı var

Franco “Bifo” Berardi: Önümüzde bir yol ayrımı var

HABER MERKEZİ – İtalyan otonomcu gelenek içinden gelen Marksist kuramcı Franco “Bifo” Berardi, ‘corona’ haberlerini aldığı günlerden itibaren tuttuğu günlüklerin ilk bölümlerinde virüsün ‘hiçbir siyasal vaazın doğuramayacağı bir zihin sıçramasının koşulunu yarattığını’ belirtiyor. Ona göre önümüzde bir yol ayrımı ovar: ya gelirin yeniden dağıtılması ve çalışma süresinin azalması yani eşitlik ya da büsbütün yalnızlık, saldırganlık ve rekabetçilik. 1+1 Forum ve Açık Radyo’da eş zamanlı yayınlanan günlüklerden 13 Mart tarihli olanı paylaşıyoruz.


Franco “Bifo” Berardi

Çeviren: Serhan Ada


Esprili bir tip Facebook profilime şu cümleciği post etmiş: Ee BIFO, emeği ortadan kaldırdılar.

Gerçekte emek yalnızca az sayıda insan için ortadan kalktı. Sanayi işçileri, maske ya da başka bir koruma olmaksızın birbirlerinden yarımşar metre uzaklıkta, her zamanki gibi fabrikaya gitmek zorunda olduklarından isyan halindeler.

Çöküş ve sonra uzun tatil. Nasıl çıkacağımızı kim söyleyebilir?

Birilerinin öngördüğü gibi, buradan mükemmel bir tekno-totaliter durumla çıkabiliriz. Timothy Snyder Kara Yeryüzü (Black Earth) kitabında, totaliter rejim için, herkesin hayatta kalıp kalmamasının söz konusu olduğu bu uç olağanüstü halden daha iyi bir koşul olamayacağını anlatıyor.

AIDS fiziksel temasın uzaklaşması ve temas içermeyen iletişim platformlarının ortaya çıkışı için gereken koşulu hazırladı: AIDS olarak adlandırılan psişik mutasyon interneti hazırladı.

Şimdi de bireylerin sürekli izolasyon halinde olacağı bir hale geçebiliriz ve yeni kuşak öteki beden korkusunu içselleştirebilir.

Ancak terör nedir?

Terör hayal edilenin hayal gücünü tümüyle egemenliği altına aldığı durum. Hayal dünyası, kolektif zihnin fosil enerjisi, deneyimin oraya bıraktığı imgeler, hayal edilenin sınırlanması. Hayal gücü ise, yenilenebilir ve önyargıdan arınmış enerji. Bir ütopya değil ama, mümkün olanların yeniden kombinasyonu.

Önümüzdeki zamanda bir yol ayrımı var. Oradan daha düne kadar düşünülemez olan bir imkânı hayal ederek çıkabiliriz. Bu da gelirin yeniden dağıtılması ve çalışma süresinin azalması. Eşitlik, azla yetinme, büyüme paradigmasından vazgeçme, toplumsal enerjilerin araştırma, eğitim ve sağlığa yatırılması.

Neoliberalizmle, halk sağlığından kesintilerle, sinirlerin aşırı sömürülmesiyle koşullanan bu pandemiden nasıl çıkacağımızı bilemeyiz. Kesinlikle büsbütün yalnız, saldırgan ve rekabetçi çıkabiliriz.

Ama büyük bir kucaklama isteğiyle de çıkabiliriz: Dayanışmalı sosyallik, temas, eşitlik.

Virüs hiçbir siyasal vaazın doğuramayacağı bir zihin sıçramasının koşulunu yaratıyor. Eşitlik yeniden sahnenin ortasında. Onu gelmekte olan zamanın çıkış noktası olarak hayal edelim.

Previous post
CHP’li belediye başkanı ve eşine silahlı saldırı
Next post
Salgına rağmen binlerce kişi Netanyahu'yu protesto etti