Ana SayfaGüncelMaraş Katliamı’nın üzerinden 42 yıl geçti

Maraş Katliamı’nın üzerinden 42 yıl geçti

HABER MERKEZİ – Türkiye tarihinin en karanlık katliamlarından biri olan Maraş Katliamı’nın üzerinden 42 yıl geçti. Ancak bunca yıla rağmen katliamla yüzleşilmemesi ve sorumlularının cezasız bırakılmasıyla yeni katliamlara zemin hazırlandığı ifade ediliyor.

Maraş Katliamı’nın üzerinden tam 42 yıl geçti.

19 Aralık ile 26 Aralık 1978 tarihleri arasında, sadece bir hafta içerisinde resmi verilere göre 111 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce insan yaralandı, 210 ev ve 70 iş yeri tahrip edildi.

Hedefinde Aleviler, Kürtler ve devrimcilerin olduğu katliamda, resmi olmayan beyanlara göre ise 500’ün üzerinde insan yaşamını yitirdi.

Katliam sonrası binlerce Alevi de yaşadıkları toprakları terk etmek durumunda kaldı.

Katliamın üzerinden 42 yıl geçmesine rağmen etkin bir soruşturma ise yapılmadı.

Türkiye tarihinin en karanlık katliamlarından biri olan Maraş Katliamı’nın 42’nci yılı dolayısıyla Meclis’te bir basın açıklaması yapan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu, katliamda yaşamını yitirenleri andı.

Basın metnini HDP Halklar ve İnançlar Komisyon Eşsözcüsü Tülay Hatimoğulları’nın okuduğu açıklamada, Maraş’ta yaşananların katliamdan öte bir soykırım olduğu vurgulandı: “Anlatırken zorlanılan, kelimelerin yetersiz kaldığı Maraş Katliamı; Alevilerin soyunu tüketmek, geleceğini bitirmek için yapılan bir soykırımdı.”

Yüzleşme çağrısının yapıldığı açıklamada, “21 Aralık Pazartesi günü Maraş’ın Pazarcık Yolboyu Köyü’nde Mehmet Mengücek yoldaşın mezarında ve Yörükselim Mahallesi’ndeki Erenler Cemevi’nde canlarımızı anacağız” bilgisi de paylaşıldı.

Bu arada kent genelinde her türlü eylem ve etkinlik, valilik kararıyla 29 Aralık’a kadar yasaklandı. Yasaklama kararının “kamu düzeninin bozulmaması”, “başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması”, “suç işlenmesinin önlenmesi” ve “Covid-19 salgınının yaygınlaşmasının önlenmesi” amacıyla alındığı ileri sürüldü.

‘Üzeri kapatılmış organize bir katliam’

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Orhan Sarıbal da Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Maraş Katliamı’nın üzerinden 42 yıl geçtiği halde “kanayan ve derinleşen bir yara” olarak kaldığını söyledi.

“Maraş katliamı, her anı hesaplanmış, adım adım uygulanmış, sonrasında üzeri kapatılmış organize bir katliamdır” diyen Sarıbal, “Bu katliamın hesabı sorulmadığı için sonrasında yaşanan Çorum, Sivas, Suruç, Ankara katliamlarına zemin hazırlamıştır” diye vurguladı.

CHP’li vekil, “Katliamın sorumlularından hesap sorulmazken, katliam mağdurları ölülerini bile gömemedi. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri mağdurların yakınlarına verilmedi, devlet tarafından gömüldü” hatırlatmasında da bulundu.

“Çocukluğumdaki Maraş’ı bulamadım”

Öte yandan katliamın tanıklarından Sabiha İpek ise yıllar sonra Maraş’a, yaşadığı mahalleye gittiğinde hissettiği duyguları şu sözlerle anlattı:

Yıllar sonra ölen insanların olduğu yere gittim. Gazi okulunda okumuştum. Civarında gezindim. Ama yabancı bir ülke, yabancı bir yermiş gibi gittim. Çocukluğumdaki Maraş’ı bulamadım. İnsanların yüz şekli değişmiş, kadınlar kapanmıştı.

O gün orada yaşadıklarım senelerdir hep aklımda. Aralık ayı geldiğinde hep o günü yaşayacak gibi oluyorum. Fakat bu katliamlar sonrasında Alevilerin sesi daha fazla arttı. Örgütlü bir hale gelindi.

Aleviler aydın ve ilericiydi. Bu sebeple bizim yolumuzu kesmek için yapılan bir katliamdı. Örneğin Aleviler Maraş’ta ekonomik olarak çok ilerleme sağlamıştı. İş yerleri açıyorlar, ekonomik olarak iyiye gidiyorlardı. Bu sebeple Maraş’ta güçlenmemiz istenmiyordu. Buna rağmen yine de amaçlarına ulaşamadılar. Biz daha çok örgütlendik şimdi. Ağız dolusu ‘Aleviyiz’ diyoruz.

Katliamın yaşandığı dönemde 17 yaşında, lise son sınıf öğrencisi olan Sabiha İpek’in, PİRHA’ya anlattığı tanıklığı BURADAN okuyabilirsiniz.

  1915’ten 1978’e: Maraş Katliamı’nın tanığı Aziz Tunç anlatıyor

PAYLAŞ:
    WhatsApp'da Paylaş!   Telegram'da Paylaş!     Yazdır   E-Posta Gönder

Önceki Haber
Distopya olma yolunda ilerleyen dijital çağa mercek
Sonraki Haber
Mank'ten Nomadland'e: The Playlist’e göre 2020’nin en iyi 25 filmi