Ana SayfaGüncelErdoğan-Macron görüşmesi: ‘Mangal sohbetine döndü, diplomatik ve medyatik hezimet’

Erdoğan-Macron görüşmesi: ‘Mangal sohbetine döndü, diplomatik ve medyatik hezimet’

HABER MERKEZİ – Gazeteci Ragıp Duran, ziyaret öncesi ve sonrasında yaşananların damga vurduğu Erdoğan-Macron görüşmesine ilişkin kaleme aldığı yazısında, medya analizi yapıp siyaset açısından yetersizliği öne çıkardı. Erdoğan’ın Fransız gazetecilere yönelik sözlerine dikkat çeken Duran, ortak basın toplantısındaki durumu ‘Ortam bir ara Kasaplar Derneğinin yıllık kongresine döndü’ diyerek özetleyerek, “Alt ve teknik düzeyin meşgalesi bu mangal sohbetleri” ifadesini kullandı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Ocak Cuma günü Fransa’nın başkenti Paris’e mevkidaşı Emmanuel Macron ile görüşmek için bir ziyarette bulundu.

Görüşme öncesinde Erdoğan’ın protestolarla karşılaştığı Paris’te başta Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve FEMEN olmak üzere birçok farklı kesim Türkiye’deki insan hakkı ihlallerine yönelik tepkileri dile getirildi.

İki liderin görüşmesinin ardından yapılan ortak açıklamada Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye ilişkileri gündemde olsa da Erdoğan’ın Fransız gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar Türkiye ve Fransa’da gündeme yerleşti.


Erdoğan’dan “MİT TIR’larını” hatırlatan Fransız gazeteciye: FETÖ ağzıyla konuşuyorsun


Bu gelişmelerin yaşandığı ziyareti köşesine taşıyan gazeteci-yazar Ragıp Duran, Artı Gerçek’te 6 Ocak tarihli ‘Paris’te siyasi, diplomatik ve medyatik hezimet‘ başlıklı yazısında Fransa basınını mercek altına aldı.

Duran, yazısında gazete manşetlerini şöyle aktardı:

Ziyaret öncesi

  • Le Monde: Uluslararası sahnede giderek yalnızlaşan Erdoğan…
  • Libération: Elysee Sarayı’nda oybirliği sağlayamayan bir konuk
  • Le Figaro: Erdoğan, Paris’te AB’ye elini uzatıyor

Ziyaret sonrası

  • Le Monde: Macron: Türkiye’deki durum, AB konusunda hiçbir ilerlemeye izin vermiyor
  • Libération: Paris’e cazip görünme operasyonuna gelen Erdoğan, yakayı ele verdi
  • Le Figaro: Macron, Erdoğan’a karşı AB’ye giriş kapısını kapattı

‘Medya açısından iki büyük falso’ya da işaret eden Ragıp Duran, bir söyleşi sırasında “Cumhurbaşkanının bir danışmanının Erdoğan’a ‘sufle'” vermesini ve ortak basın toplantısında, Erdoğan’ın Fransız bir gazeteciye yönelik sarf ettiği sözlere dikkat çekti.

‘Yadırgandı’

Fransa’da Erdoğan’ın yadırgandığını belirten Duran, “Bir gazeteciye ‘FETÖ ağzıyla konuşma!’ diye ders veren bir siyaset adamı, Batı’da pek sempatik bulunmaz” dedi ve şöyle devam etti:

Üstelik, Aşil Topuğu’nu göstermenin yeri ve zamanı da Erdoğan, muhabiri susturacağım derken, hem silah gönderildiğini kabul etti, “kanunen yetkisi var’’ dedi, hem de MİT’in TIR’larını yakalayan asker, savcı ve hakimlerin hapse atıldığını belirterek memleketteki adalet mekanizması hakkında bilgi vermiş oldu. Ne söylediğini bilmediği anlaşılıyor ki, ABD’nin de binlerce kamyon silah gönderdiğini hatırlattı. Gerçi MİT’in kamyonları ile ABD’nin kamyonları farklı/zıt örgütlere gidiyordu, ayrıca ABD kamyonlarının üst bölümünde ilaç yoktu.

‘Ortam bir ara Kasaplar Derneğinin yıllık kongresine döndü’

Ortak basın toplantısındaki konuşmalara da değinen Duran, “AB kapısı kapanmış olduğu, vize muafiyeti meselesi görüşmede gündeme bile gelmediği için, insan hakları ve basın özgürlüğü konularında da Macron söyleyeceğini söylemiş olduğu için ortam bir ara Kasaplar Derneğinin yıllık kongresine döndü” dedi. Sözlerini açan Ragıp Duran, şunları belirtti:

Her iki lider de ayrıntılı dökümlerle, küçük/büyük baş hayvan, kümes hayvanı, kemikli/kemiksiz et muhabbetine girdiler ki, komikti. Bu tür konular Cumhurbaşkanı düzeyinde hele basının önünde konuşulmaz. Müsteşarlar bile bu alanlara girmez. Alt ve teknik düzeyin meşgalesi bu mangal sohbetleri!

Erdoğan’ı davet etmesi nedeniyle Macron’un eleştirildiğini de belirten Duran, “Hatta Erdoğan’ı, Sarkozy döneminde gelip çadırını Paris’in göbeğine kuran Kaddafi’ye benzeten de oldu” dedi.

“Erdoğan, bu gidişle, diplomasi alanında giderek daha da çok yalnızlaşacağa benzer” yorumunda bulunan Ragıp Duran, yazısını şöyle noktaladı:

Atina ve Tunus’tan sonra bir daha ne zaman Paris’ten davet koparabilir, kimse bunu bilmiyor. “Dostum Macron” dahil. Ama belki bir gün Lahey’den bir çağrı gelebilir.