Ana SayfaGüncelBarış Akademisyenleri’ne destek veren sendikacılara dava

Barış Akademisyenleri’ne destek veren sendikacılara dava

HABER MERKEZİ – 2016 yılında bir bildiri ile barış akademisyenlerine desteğini açıklayan 257 sendikacıdan 88’i hakkında dava açıldı. Sendikacılar söz konusu bildiride “Barış ve kardeşlikte ısrar edeceğiz, ölümlere göz yummayacağız” demişlerdi.

İzmir’de “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attıkları için görevlerinden ihraç edilen Barış Akademisyenlerinin davası sürüyor.

DİSK, KESK, Türk-İş ve bağımsız sendikalara üye 257 sendikacı “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzalayan akademisyenlere destek için 2016 yılında bir bildiri yayınlamıştı.

Yayınlanan bu bildiriden 3 yıl sonra akademisyenlere destek veren sendikacılardan 88’ine  dava açıldığı öğrenildi.

Sendikacılar ne demişti?

Sendikacıların bugün davaya konu olan bildirisi 2016 yılında deklare edilmişti. 257 sendikacının “Barış ve ortak gelecek için yaşamı savunuyoruz” bildirisi şöyleydi:

“Silahların ve çatışmaların ortasında yaşamaya mahkûm bırakıldığımız bu günlerde iki binin üzerinde akademisyenin yapmış olduğu ‘barış’ çağrısı hepimize güç vermiş, geleceğe dair umudumuz olmuştur.
Barış için Akademisyenler Girişiminin ‘silahların susması ve müzakerelerin başlaması’ çağrısı bu toplumun ortak aklının ve vicdanının sesidir.
Akıl tutulması yaşayanlar ve vicdanlarını karartanlar ise  nereden ve kimden gelirse gelsin her türlü barış çağrısını şiddetle, tehditle, mahkemeyle ve linçle bastırmaya çalışıyor. Demokratik değerler ve hukuk ayaklar altına alınırken en temel hak olan ifade özgürlüğü hakkı yok sayılıyor.
Biz üretenlerin, yaşamı her gün yeniden kuranların, işçi ve emekçilerin temsilcileri olarak toplumun birçok kesiminden gelen barış talebinin bizlerin de talebi olduğunu kamuoyuna ilan ediyoruz.
Biz biliyoruz ki;
Savaş; yoksulluk, işsizlik ve açlık demektir.
Savaş; emperyalistlerin ve sermayenin zenginleşmesi, halkların sefaleti demektir.
Savaş; yoksul emekçi çocuklarının ölmesi, her gün daha da büyüyen acı ve gözyaşı demektir.
O yüzden barış ve kardeşlikte ısrar edeceğiz, ölümlere göz yummayacağız…!”