Ana SayfaManşetErilliğe ve egemenlere karşı kalemleriyle mücadele edenler: Kürt Kadın Gazeteciler

Erilliğe ve egemenlere karşı kalemleriyle mücadele edenler: Kürt Kadın Gazeteciler

HABER MERKEZİ – 7 Ekim Kürt Kadın Gazeteciler Günü’ne dair konuşan Yeni Yaşam Gazetesi Editörü Hicran Ürün, “Erkeklerin yarattığı bir dünyada kadın olarak var olmak zorken, bir de ötekilerin kadın gazetecisi olmak çok daha zor” dedi.

7 Ekim Kürt Kadın Gazeteciler Günü öncesi kadın gazeteciler, kadın olarak gazeteci olmanın zorluklarına değindi.

Mezopotamya Ajansı’ndan Erdoğan Alayumat’a konuşan Yeni Yaşam Gazetesi Editörü Hicran Ürün, “Kürt hakikatini ortaya çıkarmak ateşten bir gömlek giymek gibi bir şeydir. Bir de erkeklerin yarattığı bir dünyada kadın olarak var olmak zorken, bir de ötekilerin kadın gazetecisi olmak çok daha zor” ifadelerini kullandı.

Kürt kadın gazetecilere 90’larda önemli bir yolun açıldığını belirten Ürün şunları söyledi:

“Basın geleneğinde, dünyanın farklı yerlerindeki özgür basın geleneğinde çok az rastlanan bir yol. Bizim kadın geleneğimizden gelen güçlü kadın modellerimiz bize örnek olabilecek Gurbetelli Ersöz gibi isimler vardı. Bugün yine bu yolda devam eden çok cesur kadın arkadaşlarımız var. Onların bize gösterdiği yolda ilerlemeye çalışıyoruz. Elbette zorlukları var ama gururu da çok büyük.”

‘Kadınların miraslarından gelen gücü var’

Kadınların sadece cinsiyetinden dolayı ezilen bir topluluk olduğunu dile getiren Ürün, şöyle devam etti:

“Bir de ezilen ulusun kadınları olduğunuzda ezilenin ezileni olmuş oluyorsunuz. Baskılarla, gözaltılarla, kapatılmalarla bunu yaşıyoruz. Böyle bir durum var fakat böyle bir durum karşısında Kürt kadınlarının devraldığı bir mirastan gelen bir gücü var. Bugün kendilerine ait kocaman bir kadın ajansları var, kendi gazetelerinde kendileri için ayırdıkları kadın sayfaları var.”

Dün infaz bugün tutuklama

Jinnews muhabiri Safiye Alağaş da Kürt kadın gazetecilerin 90’lı yıllarda gözaltında kaybetmeler, sokak ortasında infazlar gibi baskılar ile karşılaşırken, bugün ise gözaltı ve tutuklamalarla bu baskıların devam ettiğini kaydetti.

Kürt illerinde gazetecilerin yolda giderken fotoğraf makinelerini gizlemek zorunda kaldığını belirten Alağaş, yaşanan baskıları şöyle anlattı:

“Kaynağına gidene kadar seni her an durdurup kimlik kontrolü yapabilirler. Zaten fişlemek için büyük bir fırsat arıyorlar. Sahada kamuoyuna haberi ulaştırmak için büyük bir özveriyle çalışman gerekiyor. Mesele gözaltına alınma meselesi değil mesele haberi kamuoyuna ulaştırma meselesi.
Tutuklandığından bir nebze de olsa bu sahadan uzaklaştırılıyorsun. Oysa gazeteci için her yer açık olmalı. Çünkü gazeteciliğin kamuoyuna haber oluşturmak gibi kutsal bir görevi var. Bu kutsal görevde biz Kürt gazetecilere Gurbetelli Ersöz, Deniz Fırat, Nujiyan Erhan ilham kaynağı oluyor.”

‘Katliamların ilk adresi kadınlar’

Egemen devletlerin ilk olarak toplumu parçalamadan önce kadını parçaladığını anlatan Demokratik Modernite dergisi çalışanı Saliha Aras, toplumu köleleştirebilmek için ilk olarak kadın bedeni üzerinden ve daha sonrada kadın zihniyeti üzerinden katliam gerçekleştirildiğini, bu katliama karşı kadınlar var olma mücadelesi verdiğini ifade etti.

‘Ersöz erilliğe karşı mücadeleyi kalemiyle anlattı’

Gazeteci Nezehat Doğan da “7 Ekim Kürt kadın gazeteciler günü olabilir ama en önemlisi, ‘gerçekler karanlıkta kalmasın’ diyerek kalemini, aklını, mücadelesini bu uğurda vicdanla yapan bir mirasın günüdür” dedi.

“Gurbetelli Ersöz’ün ‘bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır, paylaşmadığın bilginin hiçbir değeri yoktur’ sözleri kadınların her alanda daha etkili ve yetkin olması ve kalemlerin daha da güçlenmesinin anlamıdır. Ersöz kadınların erilliğe karşı mücadelesini her alanda kalemiyle anlattı. İşte o kalem sorumlulukla, inançla cesaretle devralındı.”
Previous post
Askeri midibüs ile TIR çarpıştı: Bir asker yaşamını yitirdi
Next post
Kaz Dağları için İstanbul'dan yürüyüşe başlayan sekiz kişi gözaltında