Ana SayfaEkolojiKanal İstanbul: Gemi garantisi verilecek, fatura yine halka kesilecek

Kanal İstanbul: Gemi garantisi verilecek, fatura yine halka kesilecek

HABER MERKEZİ – Mali tutarı 75 milyar lira ile 125 milyar lira olarak hesaplanan Kanal İstanbul’da benzer diğer projelerde olduğu gibi üstlenici ve işleticilere gemi trafiği ve gemi sayısı garantisi verilecek. Bunun faturası ise yine halka kesilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi karşı olsa da hükümetin yapımına başlayacağını söylediği Kanal İstanbul projesinde fatura halka kesilecek.

Projenin mali tutarı 75 milyar lira ile 125 milyar lira ya da 22 milyar dolar ile 25 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

İktidar Kanal İstanbul’u kamu özel işbirliği (KÖİ) ya da yap-işlet-devret (YİD) modeliyle inşa etmeyi planlıyor.

Burada da benzer diğer projelerde olduğu gibi üstlenici ve işleticilere gemi trafiği ve gemi sayısı garantisi verilecek. Bunun faturası ise yine halka kesilecek.

Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre, CHP Genel Başkanı Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Kanal İstanbul’u yapacak olanlara verilecek dövize endeksli 25-30 yıllık gelir garantisi tutturulamayacağı gibi, her yıl garanti edilen gelirler Hazine’den ve milletin sırtından ödenecek” diyor.

Toprak’ın partisinin Merkez Yönetim Kurulu’na sunduğu haftalık değerlendirme raporunda konuya dair değerlendirmesi şöyle:

“Uluslararası hukuk ve sözleşmenin sağladığı haklar varken, ülkelerin gemilerini Kanal İstanbul’dan parayla geçişe zorlamak mümkün değil. Kanal İstanbul’u yapacak olanlara verilecek dövize endeksli 25-30 yıllık gelir garantisi tutturulamayacağı gibi, her yıl garanti edilen gelirler Hazine’den ve milletin sırtından ödenecek.
“Ayrıca bu kanalın uluslararası hukuk açısından statüsü de tartışmalı olacaktır. Kanal İstanbul’un aynı zamanda uluslararası bir suyolu olarak uluslararası hukuka tabii olmaksızın işletilmesi halinde, Türkiye’nin Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler ve komşularıyla ihtilaflı bir hale gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Karadeniz’in uluslararası bir güç mücadelesi alanına dönüşmesinin yolu açılacaktır.
“Bölgede ve dünyada giderek yalnızlaşan, ambargo ve yaptırım tehditleri altında bulunan bir ülkeyi yönetenlerin, ülkenin başına yeni sorunlar açacak gereksiz bir işe kalkışması siyasi çılgınlıktır. Ülkemizin bu tür çılgınlıklara değil, ortak akla ve kaynaklarının akılcı şekilde kullanılmasına ihtiyacı vardır.”

Yerel yönetim karşı, iktidar ısrarcı

Kanal İstanbul projesine dair önceki gün bir basın açıklaması yapan İmamoğlu, projenin neden iptal edilmesi gerektiğini anlatmıştı.

“Geleceğimiz için büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız” diyen İmamoğlu, Kanal İstanbul’un “bir cinayet ve felaket projesi” olduğunu söylemişti.

Dünyanın iklim değişikliğini konuşuyorken ‘akıllı, mantıklı, gerçeklerden uzaklaşmamış hiçbir siyasetçinin bu projenin inşaatını desteklememesi gerektiğini’ belirten İmamoğlu, ÇED raporuna da tepki göstermişti.

Projeyle beraber İstanbul’da depremin şiddetinin artacağına, kentin su kaynaklarının yok olacağına, çevrenin ve tarihin tahrip edileceğine dikkat çeken İmamoğlu, “Ya Kanal ya İstanbul” demişti.

Kanal İstanbul’a karşı olan İmamoğlu’nu hedef alan AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyio Erdoğan ise projeyi hayata geçireceklerini yineleyerek, “Nasıl olduysa İstanbul’da bir büyükşehir belediye başkanlığını aldılar ama İstanbul seçimini AK Parti kazandı” demiş ve İmamoğlu’nun karar yetkisi olmadığını savunmuştu.

Previous post
Mahkemeden emsal karar: Beğeniler 'propaganda' sayılmaz
Next post
Ursula Tayfunu: Filipinler’de hayatını kaybedenlerin sayısı 28'e yükseldi