Ana SayfaKültür-SanatAslı Erdoğan’ın ‘Mucizevi Mandarin’i operaya uyarlandı

Aslı Erdoğan’ın ‘Mucizevi Mandarin’i operaya uyarlandı

HABER MERKEZİ – Aslı Erdoğan’ın 1996 yılında yayımlanan “Mucizevi Mandarin” isimli ilk öykü kitabı operaya uyarlandı. Prömiyeri ise öykünün de geçtiği Cenevre’de yapılacak.


Haber: Hasan Özhan Ünal


‘Geleceğe kalacak elli yazar’ arasında sayılan Aslı Erdoğan’ın ilk öykü kitabı olan “Mucizevi Mandarin”, Wolfgang Amadeus Mozart’ın ‘Saraydan Kız Kaçırma’ operasına uyarlandı.

“Mucizevi Mandarin”, İsviçre’nin Cenevre kentinde geçmektedir. Bu nedenle de Grand Théâtre de Genève tarafından sahnelenecek operanın prömiyeri, bu akşam Cenevre’de yapılacak.

Opera, Ocak ayının 24, 26, 28 ve 30’u ile 1 ve 2 Şubat’ta da sahnelenecek.

Uyarlamanın sahnelenmesine ilişkin görüşlerini istediğimiz Erdoğan’ın annesi Mine Aydostlu, “Herhalde muhteşem bir şey olacak gibi gözüküyor” diyerek heyecanını dile getirdi.

Bu uyarlamayı sosyal medyada duyurmak istediğini de belirten Aydostlu, bunun nedenini ise şöyle açıkladı: “Çünkü biliyorsunuz Aslı’nın aleyhinde konuşmalar olunca duyuluyor ancak lehine olunca duyulmuyor pek. Çok da önemli bir sanat olayı.”

Aslı Erdoğan söylemediği sözlerden lince maruz kalmış, sağlığı bundan olumsuz etkilenmişti. Annesi Mine Aydostlu da bize verdiği demeçte “aleyhine konuşmalar gündem oluyor” sözleriyle bu linci hatırlatıyor aslında.

“Mucizevi Mandarin” hakkında

Aslı Erdoğan’ın ilk öykü kitabı olan “Mucizevi Mandarin”, ilk olarak 1996’da Mitos Yayınları tarafından yayımlandı.

Fransızca, Almanca, Norveççe, Bulgarca, Boşnakça gibi farklı dillere çevrilen kitap, 2008’de Haruki Murakami ve Joyce Carol Oates’un romanlarıyla birlikte İsveç’te “Yılın Kitapları” arasına girdi.

“Mucizevi Mandarin”in öyküsü, İsviçre’de yalnız yaşayan bir kadının sağlık problemleri ile aşk, nefret, varlığa yüklenen anlamlar, yalnızlık duygusu ve modern dünyanın bireyi tüketişi üzerine kurgulanmıştır.

Otobiyografik özellikler taşıyan eser, merhametini yitirmiş hoyrat bir dünyayı, ödünsüz bir melankoliyle yüklü şiirsel, yoğun ve zarif bir dille anlatır.

Öyküde, ismi verilmeyen kadın gözlerinden birini yitirir ve “Tek gözlü bir kadın hayaletten bile daha korkutucu. İnsanların yüzümü görünce kapıldıkları dehşetten, ansızın iri iri açılan gözlerden, kaçırılan bakışlardan, korku ve tiksintiyle çarpılan ağızlardan bıktığım için gündüzleri olabildiğince az dışarı çıkıyorum” diyerek çevresinden ve insanlardan uzaklaşmaya başlar.

Anlatıcının Sergio isimli bir gence aşık olmasıyla aşka yüklediği anlamlar, mekân ve insanın birbirine etkisi ve cinsellik üzerine düşünceleri netleşmeye başlar. Anlatıcı, problemli şekilde ilerleyen aşk hayatında yaşadığı mutluluğu sevinçle dile getirirken cinsel hazlara ve varlığa anlam vermeye çalışır.

Sergio ile ayrılmalarından sonra hissi dünyasında boşluğa düşen genç kadın, yabancı bir kentte olmanın doğurduğu yalnızlık hissi ve sağlık problemleriyle çevresine ve kendisine olumsuz tutumlar geliştirir.

Sevgiliden ayrılmanın etkilerinin öykü boyunca anlatılması da eserde sembolize edilen mekânlar aracılığıyla ifade edilir.

Öyküde zaman ise, kronolojik doğrultuda ilerlemese de anlatılanlar farklı bölümlere ayrılarak olay örgüsünün açık şekilde anlaşılması sağlanır.

Anlatıcının kadınların toplumsal yapı içerisinde maruz bırakıldıkları baskılara yönelik tespiti ve tepkisi ise eserde, “Zaten oldum olası karanlık, saldırı, tehlikeli yabancılar, tecavüz gibi, kadınların korkmaya koşullandırıldığı olayları pek önemsememişimdir. Hele tek gözlü kaldığımdan beri hiçbir şeyi umursamıyordum” sözleriyle aktarılır.

Aslı Erdoğan kimdir?

Öykücü, romancı, fizikçi, bilgisayar mühendisi Erdoğan, 1967’de İstanbul’da doğdu.

Amerikan Robert Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ve Fizik Bölümü’nü bitirdi.

Yüksek lisansını CERN’de (Conseeil Europeen pour la Recherche Nucleaire) yaptı. Rio de Janeiro’da başladığı fizik doktorasını yarıda bırakarak yazmayı seçti.

1994’te ilk kitabı Kabuk Adam yayımlandı. İlk olarak 1994’te Mitos Yayınları tarafından basılan romanda, Karayipler’de şiddetin bataklığında yaşanan, ölümle yaşamın sınırında kurulan korku ve tutku dolu sıradışı bir aşkın ve dostluğun hikayesi anlatılıyor.

İlk öykü kitabı olan Mucizevi Mandarin ise 1996’da yayımlandı.

Tahta Kuşlar adlı eseriyle Deutsche Welle Öykü Ödülünü (1997) aldı, kitap dokuz dile çevrildi.

Kırmızı Pelerinli Kent romanı Gyldendal Yayınları’nın (Norveç) Marg-omirilik-serisine seçildi.

Dünya Yayınları Hayatın Sessizliğinde’yi yılın kitabı seçti (2005). Serra Yılmaz kitaptan bir bölümü Piccola Tiyatrosu’nda seslendirdi, kitap dans tiyatrosu ve baleye uyarlandı. Mahpus adlı öyküsü Fransa’da filme çekildi.

Mucizevi Mandarin ile Yunus Nadi Öykü Ödülü’nde üçüncülüğe, Taş Bina ve Diğerleri ile 2010 Sait Faik Hikaye Armağanı’na layık görüldü.

2012’de Zürih Şehir Yazarı seçildi. 2013’te “Ord i Grenseland Prisen-Sınırda Sözcükler Ödülü” ödülünü kazandı.

Çekya eski Cumhurbaşkanı Vaclav Havel’in anısına verilen Václav Havel Kütüphane Vakfı’nın “2019 Risk Altındaki Cesur Yazara Huzuru Bozma Ödülü” ödülüne de layık görüldü.

Aslı Erdoğan, Özgür Gündem gazetesinin Yayın Danışma Kurulu üyesi olması ve gazetede yayınlanan yazıları delil gösterilerek “örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası” ve “halkı kışkırtmak” suçlamalarıyla 19 Ağustos 2016 tarihinde tutuklandı.

Özgür Gündem davasında yargılanan beraber yargılandığı Necmiye Alpay ve Zana Kaya ile birlikte 29 Aralık 2016’da tahliye edildi.

Erdoğan hakkında, sekiz gazeteci ve yazarla birlikte tutuksuz olarak yargılandığı Özgür Gündem Ana Davası’nda “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla hapsi isteniyor.

Previous post
Bekçilerin yetkilerini genişleten düzenleme Meclis'te
Next post
Zamların ardından: Doğalgaz fiyatları yükseliyor, tüketim düşüyor