Ana SayfaCezaevleriKırşehir Cezaevi’nde tutuklular “askeri nizamda sayıma” karşı açlık grevinde

Kırşehir Cezaevi’nde tutuklular “askeri nizamda sayıma” karşı açlık grevinde

HABER MERKEZİ – Kırşehir Cezaevi’nde “askeri nizamda sayım” dayatmasını kabul etmeyen tutukluların süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladığını aktaran İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen, mahpusların işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirtti.

İnsan Hakları Derneği (İHD), Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Kırşehir E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan mahpusların uğradığı hak ihlalleri ile açlık grevindeki tutukluların durumlarına dair hazırladıkları ortak raporu İHD Genel Merkezi’nde açıkladı.

1 Haziran’da heyet olarak Kırşehir Cezaevi’ni ziyaret ettiklerini söyleyen İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen, tutuklulardan Ç.Y.’nin 19 Mayıs’ta, Ö.H.’nin 21 Mayıs’ta, C.Y ile M.D’nin 22 Mayıs’ta, E.K.’nin 25 Mayıs’ta, M.Y, F.G. ve M.K.’nin ise 28 Mayıs’ta süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladığını paylaştı.

Çevirmen, tutuklulardan Ö.H.’nin 6 Mayıs’ta askeri nizamda ayakta sayımı reddettikleri için dilekçe verdiklerini, öncesinde her gün zorla avluya çıkarılarak hizalı askeri nizamda sayım yaptırıldığını, akabinde 7 Mayıs’ta koğuşların dağıtıldığını, bu sırada darp edildiklerini, kollarından sürüklenerek müşahedeye götürüldüklerini aktardığı söyledi.

Nuray Çevirmen, Ö.H.’nin kameralar olmayan yerde sürüklenerek, kafalarına ve sırtlarına olacak şekilde darp edildiklerini de aktardığını belirtti.

Çevirmen, tutuklu Ö.H.’nin anlatımlarını şöyle paylaştı: “Kötü muameleye ilişkin HDP ve CHP grup başkanvekillerine mektup yazdık ancak bu mektuplar ‘sakıncalı’ bulunarak, cezaevi tarafından gönderilmedi. Birebir aynı içerikte olan Adalet Bakanlığı’na yazdığımız mektup ise cezaevi tarafından gönderildi.”

Gardiyanların hijyen kurallarına riayet etmediğini ve maske/eldiven kullanımına özen göstermediğini belirten Ö.H.’nin “Bana slogan atmaktan 3 ay, sayım vermemekten 3 ay görüş cezası; açlık grevi sebebi ile de 3 ay etkinlik cezası verildi” dediği de aktarıldı.

Çıplak arama ve ‘çök-kalk’ uygulandı

Tutuklu S.Ö. ile yapılan görüşmeye de değinen Çevirmen, S.Ö.’nün 29 Mayıs’ta baş memur ile birlikte 30-40 kadar kişinin sayıma geldiğini ve memurların ayakta sayım vermeye zorladığını anlattığını kaydetti:

“S.Ö. sonrasında gardiyanların kendilerini sürükleyerek dışarı çıkardıklarını söyledi. Bu durumda dahi sayım vermeyeceklerini söylediklerinde ise sürükleyerek hücrelere götürülmeye çalışıldıklarını, baş ve bel bölgelerine kuvvet uygulanarak, kolları arkada ters kelepçeliymiş gibi bir duruma getirilerek darp edildiklerini, çok fazla memur olduğunu, kişi başı 5-6 memur düştüğünü ve darp edildiklerini, İ.B.’nin sırtına basıldığını, F.A.’nın da sırtına 5 kişinin ayakları ile bastığını, kendisine de kafasını kaldırmaması için elleri ile tazyik uyguladıklarını, hücreye getirildiklerinde;
“Hücre kapısında zorla çıplak arama yapmaya çalıştıklarını, buna karşı sert çıktıklarında ise ‘soyunun’ dediklerini, soyunduktan sonra hücreye alındıklarını ve hücre içinde de kendilerine çök – kalk yaptırıldığını, bazı arkadaşlarına da çıplak aramadan sonra çoraplarının vs. verilmediğini ancak istediklerinde verildiğini, aynı gün saat 10.00 civarı doktorun geldiğini, hiçbir muayene yapmadığını, elleri, kolları ve bellerinin vs. ağrıdığını söylemelerine rağmen doktorun muayene etmeden gittiğini, aynı gün kendileri hakkında disiplin soruşturması açılmış olduğunu, şu an tek kişilik hücrede kaldıklarını aktardı.”

Çevirmen, tutuklu S.Ö.’nün şeker hastası olduğu için açlık grevine başlamayacağını ancak kötü muameleye karşı arkadaşları F.A.’nın 2 Haziran’da, Ö.B.’nin 5 Haziran’da, İ.B.’nin ise 9 Haziran’da açlık grevine başlayacağını aktardığını söyledi.

İHD MYK üyesi Çevirmen, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşmek için Kırşehir Adliyesi’ne gittiklerini söyledi, ancak “Adliyede başsavcının değil infaz savcısının görüşmeyi kabul ettiği, kendisinin de avukatlar dışında kurum temsilcileri görüşme yapmayacağını beyan etmesi üzerine avukat görüşmeyi yapmışsa da hukuka aykırı ve suç teşkil eden uygulamalardan vazgeçilmesine dair olumlu bir izlenim alınamamıştır” şeklinde konuştu.

Çevirmen, tutuklularla yapılan görüşmelerde askeri nizamda avluya çıkarılarak yapılmak istenen ayakta sayımın kabul edilmemesi halinde hücrelerde ve koğuşlarda, mahpuslara fiziksel şiddet uygulandığı ve işkence yapıldığının ifade edildiğine işaret ederek, bunun da ulusal ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu vurguladı.

“Mahpuslara işkence yapan kamu görevlisi olan gardiyanlar gibi bu olayın etkili soruşturmasının yürütülmesini engelleyen her türlü kademede görev yapan tüm kamu görevlilerin sorumluluğu mevcuttur. İşkence yasağı ve işkenceye karşı fiillere ilişkin etkili soruşturma yükümlülüğü ihlal edilmiştir.”

‘İdari soruşturma başlatılmalı’

Tespit edilen hak ihlallerinde idari yöneticilerin, personelin, denetim yetkisini yerine getirmeyen idari kurumların sorumluluğunun bulunduğunu dile getiren Çevirmen, şöyle devam etti:

“İşkenceye maruz kalan kişilerin Adli Tıp Kurumu’na ya da tam teşekküllü bir hastaneye sevklerinin yapılması, mahpusların tedavisinin yapılması, ilgili görevliler hakkında idari soruşturma başlatılması ve İstanbul Protokolü’ne uygun cezai soruşturma süreci yürütülmesi gerekmektedir.
“Bu sebeple tüm idari yöneticilerin, personelin, denetim yetkisi bulunan idari kurumların ve ilgili bakanlıkların ulusal ve uluslararası mevzuattan doğan sorumluluklarını yerine getirmesini ve sorunları ivedilikle çözmesini talep ediyoruz.”
Previous post
İkinci yargı paketi komisyonda kabul edildi
Next post
Ankara'da kendisinden ayrılan kadını darp eden erkek serbest bırakıldı