Ana SayfaManşetOsmanlı’nın ilk feminist gazetecisi: Nuriye Ulviye Civelek

Osmanlı’nın ilk feminist gazetecisi: Nuriye Ulviye Civelek

HABER MERKEZİ – Nuriye Ulviye, Osmanlı saraylarında ‘yetişen’ dönemin feminist mücadelesinin neferi. Osmanlı’nın kadını dört duvara hapseden iklimini kadın mücadelesi ile sarsan Nuriye, kadınlık rollerini yeniden biçimlendirdi. İlk feminist dergi ‘Kadınlar Dünyası’nı ve kadın hakları örgütünü kuran Nuriye Ulviye, kız kardeşleri için karanlık ortamda parıldayan bir çoban yıldızı olup yol gösterdi.

Feminizmin gayesi yalnız kadınlığın hayatını değil, kadınlıkla beraber erkeklerin hayatını da düzenlemektir. Ve her ikisini de, insan olmaları nedeniyle daha rahat ve daha mesut yaşatmaktır.

Osmanlı’nın ilk feminist dergisini çıkaran Nuriye Ulviye Mevlan-Civelek, 1893 yılında Balıkesir’in Gönen ilçesinde dünyaya geldi.

Kafkasya’dan sürgün edilmiş Çerkes bir ailenin kızı olan Nuriye henüz çocukken saraya verildi ve burada ‘saray terbiyesi’ ile yetiştirildi.

Saray’da dini ve örf adet üzerine eğitim alan Nuriye burada ‘Ulviye’ ismi verildi.

Nuriye 13 yaşındayken zorla kendinden yaşça çok büyük Sultan Abdülhamit’in süt kardeşi olan Hulusi isimli bir erkek ile evlendirildi.

Dönemin kadını dört duvar arasına kapatan anlayışına karşı cesurca kadın haklarını savunan Nuriye’nin evlendirildiği erkek bir süre sonra hayatını kaybetti.

Kadın özgürlüğüne ilişkin okumalar yapan Nuriye, Avrupa’da yaşayan kadınların hak ve hukuklarını öğrenmek ve Osmanlı kadını ile aralarında tahlil yapabilmek için Avrupalı feminist kadınlarla ilişkiler kurdu.

Nuriye bir süre sonra dönemin ünlü gazetecisi Rıfat Mevlan ile evlendi ancak bu evlilik kısa sürdü ve çift 1923 yılında boşandı.

Kadınların artık bir yol arkadaşı var: ‘Kadınlar Dünyası’

Nuriye, bu alanda oluşturduğu birikimi bir süre sonra ‘Kadınlar Dünyası’ isimli dergiyi çıkararak diğer kadınlarla da paylaşmaya başladı.

Kadının aile içi, sosyal yaşam ve iş hayatındaki hakları konusundaki taleplerini haykıran Nuriye, dergiyi çıkardığında 20 yaşındaydı.

Osmanlı’nın ilk feminist kadını olarak nitelendirilen Nuriye Ulviye’nin yayın hayatına kazandırdığı dergi, 4 Nisan 1913’ten 1921’e dek I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yüzünden kesintilere uğrasa da basımını sürdürdü.

Dergi dönemin olumsuz koşullarının yanı sıra maddi olarak da ayakta kalmakta güçlük çekti. Hatta Nuriye derginin devamı için kendi mücevherlerini dahi bozdurdu.

Osmanlı’nın ilk feminist dergisi olan ‘Kadınların Dünyası’ tüm zorluklara rağmen bu süre zarfında önce günlük daha sonra ise haftalık olarak kadınlarla buluştu.

‘Kadınların ilerlemesi için gerekli olan adımlar’

Feminist olduğunu açıkça ortaya koyan derginin amacı şöyle belirtiliyordu:

Üzüntüyle boyun eğen ve hiç bir işe yaramayan hayatımızın artık gelişmesinin ve aydınlanmasının gereği konusunda devamlı düşünüyordum. İlerlemek ve yükselmek için hem pratik cesaretin hem de ruhsal cesaretin, başka bir deyişle çağdaş kişiliğin önemi konusundaki düşüncelerim artık iyice olgunlaşmıştı. İçinde yaşadığımız uyanış devrinin ve kurulan toplumun temelini oluşturan sosyal bilimlerin ışığında, (kadınların ilerlemesi için) gerekli olan (adımları) cesaretle gerçekleştirecek bir gazete çıkarmaya giriştim.

Evrensel bir kadın mücadelesi

Yazı kadrosu sadece kadınlardan oluşan dergi, ayrım yapmaksızın Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan ve her eğitim düzeyindeki kadınlara hitap etmek için kullandı kalemini kullandı.

Dergide ‘Kadınların hak ve hukuk tanınmadıkça erkek yazılarına yer verilmeyeceği’ ilkesi kabul edildi.

Feminizmin tanımını yapan ‘Kadınlar Dünyası’, imparatorluk dışındaki kadın hareketindeki aktivistlerle de ilişkiler  kurdu.

Nuriye Ulviye, ‘Kadınlar Dünyası’ dergisini çıkarmaya başladığında, birinci sayıdan 166. sayıya kadar kendi adını kullanmadan Kadınlar Dünyası imzasıyla ikinci sayfada başmakaleler yazdı.

İmzasını ilk kez 166. sayıdan itibaren gene ikinci sayfada olan Düşünüyorum başlıklı makalelerde kullandı.

Nuriye, 1931 yılında tıp eğitimi için Antakya’dan İstanbul’a gelen Ali Civelek ile evlendi.

Ailelerin onay vermediği bu evlilik Nuriye hayatını kaybedene mutluluk içinde sürdü. Çift Lütfiye isimli bir kız çocuğunu evlat edindi.

‘Kadınların Dünyası’ ayrıca Müslüman kadın fotoğrafını ilk basan dergi de oldu.

Milliyetçiliğe karşı tüm kadınları saran bir tutum 

Nuriye Ulviye aynı zamanda dönemin yükselen milliyetçi politikalarının da dışında kalarak evrensel bir tutum izledi.

Dergide gayr-ı Türk unsurları da kapsayan çok kültürlü bir perspektif izleyen Nuriye, ‘Kadınlar Dünyası’nda  Kürtlerin görünürlüğünü sağlamak için de emek verdi.

Her dinden ve mezhepten kadın için: ‘Osmanlı Kadının Hakkını Savunma Derneği’

Dergi aynı zamanda 28 Mayıs 1913’te açılan Os­manlı Müdafaa-i Hukuk-i Nisvan Cemiyeti’nin (Osman­lı Kadının Hakkını Savunma Derneği) resmi yayın orga­nıydı. Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-i Nisvan Cemiyeti, din ve mezhep ayrımcılığına gitmeden her kadının hakkını savunan ve arayan, eşit hak mücadelesini savunan bir cemiyetti. Cemiyet, Türkçe bilmeyen kadınlara da açık­tı. Kadınlara yol göstermeyi ve onlara toplumda yeni roller biçmeyi amaçlıyordu. Yönetim kurulunun her hafta toplanması gerektiği ilkeleri arasındaydı. Kadınla­rın çalışma hayatına girebilmeleri, eğitim alabilmeleri için uğraştı.

Nuriye Ulviye Civelek hayatı boyunca hem yaşamında hem çıkardığı dergide hem de kurucusu olduğu dernekte kadınlar için yüksek öğrenim sağlanması ve kadınların kamu kuruluşlarında çalışabilmesi gibi konularda talepleri dile getirdi ve bu talepleri gerçekleştirmek için mücadele etti.

Bu mücadele 12 Eylül 1914’de İnas Darülfünunu (Kadın Üniversitesi) açılması ve 1913’de Telefon İdaresi’nde yedi Müslüman kadına ilk kez memurluk hakkı tanınması gibi kazanımlarla sonuçlandı.

Yine cemiyetin çalışmaları sonucu ilk kez telefon idaresinde kadınlar da çalışmaya başladı.

Kadının aile içindeki durumunu da tartışan cemiyetin girişimi ile kadınların çalışma yaşamına katılabilmeleri için bir terzihane de açıldı.

Nuriye Ulviye yaptığı çalışmalar sonucu bir eğitimci olan Belkıs Şevket’in uçağa binmesini sağladı.

Bugünden okuyunca bizlere olağan gelen bu hareket o dönem için devrim niteliğindeydi ve Belkıs Şevket 18 Kasım 1913’te Osmanlı hatta tüm Müslüman coğrafyalar içinde uçağa binen ilk kadın oldu.

‘Kadınların Dünyası’ ve Osman­lı Kadının Hakkını Savunma Derneği, sadece bulunduğu dönemdeki değil ardından gelen kadınlar için de yol gösterici oldu.

Nuriye cinsiyetçi kalıpları yıktı, kadınların özgürlük ve eşitlik şiyarını yükseltti.

Sansüre karşı dimdik duruşuyla özgür basının da müjdecilerinden oldu.

Kadın gazetecilerin yoluna özgürlük ve direnç tohumu bırakan Nuriye Ulviye Civelek’in izinde giden kadınlar hala var.


Bu yazıda Hüseyin Aykol’un ‘Aykırı Kadınlar’ isimli kitabından yararlanılmıştır.