Ana SayfaYazarlarİbrahim AslanÜç kare ile Samsun’dan Halfeti’ye devlet – İbrahim Aslan

Üç kare ile Samsun’dan Halfeti’ye devlet – İbrahim Aslan


İbrahim Aslan


Son bir hafta içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni anlatan fotoğraf karelerini seçin derseniz, üç kare fotoğrafı işaretlerim.

Bunlardan birincisi, 19 Mayıs’ın 100’inci yıldönümü vesilesiyle Samsun’da devleti temsil eden siyasi partilerin genel başkanlarının hem AKP Genel Başkanı hem de Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın sağında ve solunda ip gibi dizildiği fotoğraftır.

Devlet

Bu fotoğrafta, devleti temsil eden siyasi partilerin genel başkanları olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ANAP Genel Başkanı İbrahim Çelebi, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve DSP Genel Başkanı Önder Aksakal yer alıyor.

Gayet nizami bir şekilde çekilmiş bu fotoğrafta liderlerin hepsinin ceketlerinin üst düğmelerini iliklemeleri dikkat çekerken, renk ahengini ise Temel Karamollaoğlu bozmuş. Karamollaoğlu, farklı renk takım elbisesinin yanı sıra sakalıyla da ayrık duruyor. Tabi devleti temsil edenlerin içerisinde kadın aramak da çok doğru değil. Erkek devleti, elbette ki erkek genel başkanlar temsil ediyor.

Fotoğrafta gözümüze ilk etapta çarpanlar bunlar. Bir de fotoğrafın verdiği ideolojik bir anlam var. Bu anlamı ise Erdoğan’ın ‘Samsun ruhu’ diye bahsettiği noktada aramak gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin İngiltere, Fransa ve Almanya emperyalistlerinin onay vermesiyle atıldığı Samsun çıkışı, bugünkü Türkiye’nin varlık noktası olarak görülüyor.

Teklik üzerine kurulan bu varlık noktası, 100 yıl sonra Samsun’da 8 devlet partisinin genel başkanları tarafından güncelleniyor. Farklılıkların yok edilmesi üzerine kurulu olan 100 yıllık devlet geleneği, tekçi liderin etrafında ip gibi dizilerek, ‘ben buyum’ diyor herkese.

İşkence

İkinci fotoğraf ise, Urfa’nın Halfeti ilçesinden ‘Samsun ruhu’ fotoğrafından bir gün sonra gazete manşetlerinden değil sosyal medyadan, alternatif basından düşüyor gündemimize.

Bu fotoğrafta Samsun’daki gibi devletin 100 yıllık ruhunu an be an yansıtıyor bize.  Gencecik insanlardan 70’ine varan dedelere kadar çok sayıda kişi, yüzükoyun yere yatırılmış, elleri arkadan kelepçeli şekilde ve devlet temsilcileri ellerinde makineli tüfeğiyle Kürdün tepesinde duruyor.

Devleti anlatan bu ikinci fotoğrafın, Şeyh Said’ten Dersim’e, Çorum’dan Maraş’a, Gazi’den 10 Ekim katliamına kadar ortaya çıkan fotoğraflardan hiçbir farkı yok.

Halfeti’de yaşanan bir çatışma sonrası Urfa’nın Bozova ve Halfeti ilçelerinde gözaltına onlarca sivil, Urfa İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube ve Bozova Yaylak Jandarma Komutanlığı’nda işkenceye maruz bırakılıyor. İşkencenin fotoğrafları ise servis ediliyor.

Devleti temsil edenler nasıl ki 100 yıl sonra Samsun’da ‘biz buyuz’ diyorsa, aynı şekilde Halfeti’de de ‘biz buyuz’ diyorlar, verdikleri fotoğrafla.

Peki Kürtler ve bir bütünen bu ülkenin ötekileri ve ezilenleri nerede duruyor bu fotoğraflarda. Kürdün nerede durduğunu Halfeti’deki fotoğraf gayet iyi açıklıyor. Yere yatırılmıştır, elleri arkadan kelepçelidir, işkence altındadır ve teslim alınmak isteniyor.

Samsun’daki karede Kürdü ya da öteki kimlikleri, ezilenleri temsil edene yer verilir mi peki? Davet bekleyenler, bir daha dönüp bu kareye baksın. Bunlardan hangisi ötekini ve ezileni temsil ediyor. Ya da ‘bizim o karede ne işimiz var?’ sorusunu döne döne tarih bilinciyle kendilerine sormaları gerekiyor.

Devlet için öteki kimliklerin ve ezilenlerin ya da onları temsil edenlerin yeri tam da Halfeti’deki fotoğrafta yere yatırılanlardır.

Bu iki fotoğrafta da tek renk, üst düğmesi ilikli ya da elindeki silahla işkence yapan devlet olmaktansa, yere yatırılan Kürt ile birlikte fotoğraf karesinde olmak tercih edilmelidir. İşkence yapan olmaktansa işkenceye uğrayan olmak insan vicdanı açısından daha kabul görecek bir şeydir.

Ölüm

Bu iki fotoğraf karesi dışında bu hafta, devletin bu dönemi en iyi anlatan fotoğraf karelerinden üçüncüsü ise Antep’in Şahinbey ilçesinde ortaya çıktı. Bunu da not almak gerekiyor.

Antep’te uzun süreden beri işsiz olan ve başvurduğu iş yerlerinden olumsuz yanıt alan Eyüp Dal isimli genç, 16 Mayıs’ta Şahinbey Belediyesi önünde bedenini ateşe verdi. Vücudunda ağır yanıklar oluşan Dal, 4 gün sonra ise yaşamını yitirdi.

Samsun’da ‘devletin ruhunu’ temsil edenlerin, emeği ile geçinenlere verdikleri değer de bu fotoğraf karesinde anlamını buluyor.