Ana SayfaKitapÖlümle nasıl yüzleşiriz?

Ölümle nasıl yüzleşiriz?

HABER MERKEZİ – Françoise Dastur’ün “Ölümle Yüzleşmek” isimli kitabı Pinhan Yayıncılık’tan çıktı. Filozof bu kitabında ölümden ‘kaçıp’ ondan ‘saklanma’ düşüncesine karşı okuru onunla ‘yüzleşmeye’ davet ediyor. “Ölüm aslında bir son değil, daha çok bir başlangıç” diyor.

Fransız filozof Françoise Dastur’ün “Ölümle Yüzleşmek: Felsefi Bir Soruşturma” isimli kitabı Türkçede.

Pinhan Yayıncılık’tan çıkan kitabı tercüme eden isim Sinan Oruç.

Fenomenolog Dastur felsefeye giriş niteliğindeki çalışmasında, “Ölümle nasıl yüzleşiriz?” sorusuna bir yanıt arıyor.

Ona göre bu soru, hayati tehlike arz eden bazı kritik anlarda kendini özellikle dayatsa da aslında bizi hiç terk etmez, bütün varoluşumuzu sımsıkı sarmalar.

“Ne de olsa insan bir gün mutlaka öleceğini bilen şu tuhaf hayvan değil mi? Tüm canlılar temel bir zafiyet duygusunu paylaşırlar şüphesiz. Ancak yalnızca insan, varoluşun geçiciliğinin bilincinde olan canlıdır. İlelebet sürmeyeceğini, başlamak zorunda olduğu bu hayatın bir gün nihayete ereceğini bilir.
“Ölümü pekâlâ hızlandırıp yavaşlatabiliriz, intiharda olduğu gibi onu tahrik edebilir, ya da titiz bir bakım ve tedaviyle geciktirebiliriz. Ancak hiçbir zaman ölüp ölmeyeceğimizi seçemeyiz, aynen doğumumuzu seçmemiş olduğumuz gibi. Nasıl ki doğmuş olmak, her birimiz için pek çok belirlenimi ister istemez miras almak anlamına geliyorsa, gelmekte olan ölümümüzle de öyle yüzleşmeye mecburuz.
“Peki, dünyada var olmadığımızı hayal bile edemiyorsak, kendi ölümümüzle nasıl bir bağlantı kurabiliriz?”

Modern toplumlarda insanın ölümle yüzleşmekten kaçındığını, ondan saklanmayı tercih ettiğini savunan Dastur, cenaze törenlerine dikkat çekiyor.

“Cenaze törenleri artık ölümle yaşam arasında bir aracı değil. Bugün belli cenaze biçimleri ölümün inkarına işaret ediyor. Daha çok vefat edenin yaşamına odaklanmayı ve ölümü etkisizleştiren bir tercihi ifade ediyorlar.”

Dastur tüm bu ölümden ‘kaçma’ ve ‘saklanmaya’ karşı ise bir yüzleşme daveti yapıyor. Ölümün özünde bir son değil, daha çok bir başlangıç olduğunu vurguluyor.