Ana SayfaGüncelHDP’den İmralı tepkisi: Hükümet kamuoyuna deklare ettiği sözü dahi tutmuyor

HDP’den İmralı tepkisi: Hükümet kamuoyuna deklare ettiği sözü dahi tutmuyor

HABER MERKEZİ – Eylemlerin sürdüğü ve iki seçim arasına denk gelen dönemde avukatları Abdullah Öcalan’la 4 kez görüşmüş, aile de bir kez İmralı’ya gidebilmişti. Ancak AKP’nin kaybettiği 23 Haziran seçiminin ardından görüşmeler yine askıya alındı. Ne avukatlar ne de aile yaklaşık 2 aydır İmralı’ya gidemiyor. Konuya dair değerlendirmelerde bulunan HDP Milletvekili Ebru Günay, hükümet yetkililerinin yakın zamanda yaptığı açıklamalara dikkat çekerek, “Kamuoyuna deklare edip, söz verdikleri hususları dahi yerine getirmiyorlar” dedi. Günay, demokratikleşme ve barış için İmralı’daki tecridin sonlandırılması gerektiğini savundu.

Aylarca devam eden açlık grevleri ve ölüm oruçları sürerken açılan İmralı’nın kapıları, yaklaşık 2 aydır yine kapalı.

Avukatları 8 yıl aradan sonra 2 Mayıs ve 22 Mayıs 2019 tarihlerinde İmralı’ya giderek PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüşme gerçekleştirebilmişti.

Bunları 12 Haziran ve 18 Haziran’da yapılan diğer görüşmeler takip etmişti.

Görüşmeler HDP Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven öncülüğünde yürütülen açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri ile 31 Mart ve 23 Haziran seçimleri arasındaki döneme denk gelmişti.

2 Mayıs’ta başlayan görüşmeler AKP’nin 23 Haziran’da İstanbul seçimlerini kaybetmesinin ardından ise yine yapılamıyor.

Öcalan’ın avukatlarından HDP Mardin Milletvekili Ebru Günay, 8 yıl aradan sonra sağlanan görüşmelerin yeniden kesilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Hükümet kamuoyuna deklare ettiği hukuki hakları dahi yerine getirmiyor”

Mezopotamya Ajansı’ndan Özgür Paksoy’a konuşan Günay, İmralı’da 2 Mayıs görüşmesi ardından Adalet Bakanı Abdülhamit Gül tarafından kısıtlamaların kaldırıldığı ve görüşmelerin sağlanabileceği yönündeki açıklamalarını hatırlattı.

HDP’li vekil, “Açıklama yapıldı, ancak yine görüşme başvurularına cevap verilmiyor. Hükümet söz verdiği hususları dahi, kamuoyunda deklare ettiği hukuki hakları dahi yerine getirmediği bir pozisyonda duruyor” dedi.

Adalet Bakanlığı’nın ‘hiçbir hukuki engel kalmamıştır’ sözünü, Cumhurbaşkanı’nın ‘avukatlar gidebilir, hukuki bir engel yok’ ifadesini kullandığını belirten Günay, “Aslında hukuki engel olmama hali devam ediyor, ama şimdi cevap verilmiyor” diye konuştu.


CPT’den İmralı’ya ziyaret, Adalet Bakanı’ndan ‘kısıtlamalar kaldırıldı’ açıklaması

İHD: Adalet Bakanı’nın açıklaması ‘taahhüt’ olarak alınmalı


Yapılan görüşme başvurularının reddedilmesinin yasal gerekçelerinin bulunmadığının altını çizen Günay, “Bir ülkeyi yönetmek ciddiyet ister. Bu kadar yakıcı bir sorunun olduğu ülkede, gündeme dair çok ciddiyetle yaklaşmak gerekir. Görmezden gelince sorun çözülmüş olmayacak” dedi.

Hükümetin tecrit uygulamasındaki tavrını açıklaması gerektiğini belirten Günay, “İmralı tecrit sistemini ortadan kaldıran, avukat ve ailelerinin düzenli görüşmesini sağlayan bir süreç başlatılmalı” çağrısında bulundu.

Tecrit uygulamasının sürdürülmesiyle ülkede demokratikleşmenin sağlanamayacağını dile getiren Günay, sözlerini şöyle tamamladı:

“İmralı Adası bu ülkenin demokratikleşmesinin merkezidir. Demokratikleşme ve barışın kalbi İmralı Adası’dır. Siz orayı karanlık tutarsanız, bu ülkenin tamamına vaat edilen demokrasi ve barışı getiremezsiniz. Dolayısıyla bir an önce bu süreç son bulmalı, İmralı Adası’ndaki hukuki haklar kullandırılmalıdır. Bu kimseye kaybettirmeyecek. Evet, savaş politikalarına kaybettirecek ama bu ülkenin toplumsal barışına kazandıracaktır.”

Öcalan görüşmelerin seyri için ne demişti?

Son görüşmenin gerçekleştiği 18 Haziran’dan itibaren Öcalan’ın avukatlarının yaptığı 7 başvuruya ne olumlu ne de olumsuz bir yanıt verildi. Ailenin başvuruları da aynı akıbeti paylaşıyor.

Öcalan, HDP Milletvekili Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevleri sürerken avukatlarıyla 8 yıl aradan sonra ilk kez görüşebilmişti.

2 Mayıs’ta gerçekleşen görüşmeyi takip eden görüşmelerde Öcalan’ın çağrısı üzerine aylardır süren açlık grevleri ile ölüm oruçları sonlandırılmıştı.

Açlık grevi eylemleri sırasında ise sekiz tutuklu ve hükümlü “tecridin kaldırılması” talebiyle yaşamlarına son vermişti.

2 Mayıs’ı takiben 22 Mayıs, 12 Haziran ve 18 Haziran’da gerçekleşen avukat görüşlerinde “çözüm” mesajları veren Öcalan, ayrıca 5 Haziran’da bayram vesilesi ile yaptığı aile görüşünde, ileriki zamanda görüşmelerin devam edip etmeyeceğine dair şu açıklamayı yapmıştı:

“Ne görüşme kanallarının tamamen açıldığını söyleyebilirim ne de kapandığını söyleyebilirim. Biraz beklemek gerek. Eğer ki bu kanallar tamamen açılırsa herkes için iyi bir şeydir. Ancak tamamen kapanırsa herkes için yıkım getirecektir.”
Previous post
Engelsiz Filmler Festivali’nin yedincisi Ekim ayında üç kentte
Next post
3 yıla kadar hapsi isteniyor: Gazeteci Seyhan Avşar'a dava