Ana SayfaYazarlarBircan DeğirmenciİHD’den Şirin Ünal hakkında suç duyurusu

İHD’den Şirin Ünal hakkında suç duyurusu

HABER MERKEZİ – AKP’li Şirin Ünal’ın evinde intihar ettiği iddia edilen Nadira Kadirova’nın ölümüne ilişkin yeni bir tanık ortaya çıkarken, İnsan Hakları Derneği Merkezi Kadın Komisyonu da şüpheli ölümün aydınlatılması için Ünal hakkında suç duyurusunda bulundu.


Haber: Bircan Değirmenci


AKP İstanbul Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde ölü bulunan Nadira Kadirova’nın bir yakını İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin’e ulaştı.

Keskin, Kadirova’nın cinsel istismara maruz bırakıldığına ilişkin konuşmasının bilgilerinin olduğunu ancak avukatıyla birlikte kamuoyuna duyurulacağını söyledi.

Eren Keskin ayrıca, Nadira Kadirova’nın Şirin Ünal’ın Meclis’teki odasında çektirdiği bir fotoğrafı basınla paylaştı.

Ünal hakkında suç duyurusu

İHD Merkezi Kadın Komisyonu ise AKP’li vekilin Ankara’daki evinde, milletvekilinin eşine bakmak üzere çalışan Özbekistan vatandaşı Nadira Kadirova’nın şüpheli ölümünün soruşturulmasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na Ünal hakkında suç duyurusunda bulundu.

İHD’nin Ankara’daki Genel Merkez binasında yapılan basın toplantısında avukat Eren Keskin, Ünal’ın yaptığı açıklama ve dosyadaki gizlilik kararının şüpheleri arttırdığını belirterek, dosyanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

“Kadirova’nın ağabeyine günlerdir ulaşmaya çalışıyoruz ama nedenini bugün anladık. Aile çok korkutulmuş durumda. Haklı olarak endişe içindeler. Annelerini düşünüyorlar ve bu nedenle korkuyorlar.
“Bugün Kadirova’nın ismini vermek istemeyen bir yakını bizi arayarak, ellerinde Nadira’nın milletvekili Şirin Ünal tarafından taciz edildiğine ilişkin konuşmasının bilgileri olduğunu ancak avukatıyla birlikte yayınlayabileceklerini söyledi.”

Keskin ayrıca Nadira Kadirova’nın Instagram hesabındaki paylaşıma dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Bu ayrıntı bugüne kadar hiç tartışılmadı. Nadira’nın kendi Instagram hesabında Şirin Ünal’ın Meclis’teki odasında çektirdiği fotoğraflar var. Biz şimdi soruyoruz, bir evde hasta bakıcı olarak çalışan bir kadının milletvekilinin odasında ne işi var? Böyle bir ilişki hayatın normal akışına uygun mudur?
“İşte bu bize Nadira’ya yapılan istismarın gözler önüne serilmesidir. Şirin Ünal dosyada bugüne şüpheli olarak gösterilmedi. Bu tamamen İstanbul Sözleşmesi’ne aykırıdır. Sonuna kadar bu olayın takipçisi olacağız. Elimizde deliller var, bu delilleri avukatıyla birlikte kamuoyuna sunmaya da devam edeceğiz.”

Şirin Ünal’ın bir milletvekili ve eski bir NATO askeri olduğunu anımsatan Keskin, şöyle devam etti:

“Ünal’ın kendisine ait bir silahı herkesin ulaşabileceği bir ortamda bırakması hiç akla yakın bir şey değil. Kadirova evinde yardımcı olarak çalışan bir kadın. Bu silahı nasıl bulduğu ve nasıl ele geçirdiği son derece tartışmalı bir konu.”

Yaptıkları suç duyurusuyla yeni bir sürecin başlayacağını kaydeden Keskin, “Bu soruşturmanın genişletilmesi için elimizden geleni yapacağız” dedi.

“Bu olayın bir milletvekili ve eski bir askerin ulaşılması zor olan tabancasıyla işlenmiş olması bizim açımızdan çok önemli. Otopsi raporuna biz güvenmiyoruz. Adli Tıp bir resmi bilirkişili kurumudur, bir devlet kurumudur. O nedenle bağımsız bilirkişi raporu alınması gerekiyor.
“Kaldı ki bütün uluslararası şüpheli olaylarda bu gerekli. Örneğin Şebnem Korur Fincancı bu konuda çok önemli bir Adli Tıp hekimidir. Eğer gerçekten bağımsız bir soruşturma yapmak isteselerdi bu konuda ondan destek alınabilirdi.”

‘Gizlilik kararı şüpheleri daha çok arttırıyor’

Daha sonra İHD Genel Merkezi Kadın Sekreteri Nuray Çevirmen yaptıkları suç duyurusuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

Çevirmen, “Abisinin tek kurşun değil iki kurşun deliği olduğuna dair açıklamaları var. Ama biz bütün bunlara yargının savunma tarafı olarak ulaşamıyoruz. Çünkü dosyada gizlilik kararı var. Böyle bir dosyada bir gizlilik kararının verilmiş olması şüpheleri bize göre daha çok arttırıyor” dedi.

Şirin Ünal’ın olaydan çok sonra bir açıklama yaptığını söyleyen Çevirmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böylesine önemli ve bir ölümün meydana geldiği olayda savcıya sadece 15 dakika ifade verdiğini söylüyor. Oysa ki insanlar yazdıkları bir yazı nedeniyle saatlerce ifade vermek zorunda kalıyorlar. Bir ölüm söz konusu. 15 dakika ifade var. Ayrıca Ünal yaptığı açıklamada ‘zaten biz onu gönderecektik ama o kendisini gönderdi’ diyor. Bu nasıl bir ifade, bunun neresinde insanlıktan söz edebiliriz. Bir kere Şirin Ünal’ın bakış açısı bence son derece açık.”

Adil yargılanma hakkı ihlal edilmiştir

“Hukuki olarak adil yargılanma hakkı kesinlikle ihlal edilmiştir” diyen Nuray Çevirmen, şöyle devam etti:

“Nadira’nın ailesi ve özellikle milletvekili tarafından tacize uğradığını söyleyen arkadaşının ifadeleri, özgür bir şekilde alınmamıştır. Edinilen bilgilere göre, Nadira’nın cenazesi uçağa bindirilene kadar polis yetkilileri ailenin yanından ayrılmamış, telefonla konuşmalarına da izin verilmemiştir. Adli tıp raporu alınmış, otopsi raporu alınır alınmaz cenaze Özbekistan’a gönderilmiş.
“Oysa ki bu tür olaylarda AİHM’in Türkiye’yi mahkum ettiği çok önemli kararlar var. Resmi bilirkişi raporu dışında bağımsız bilirkişi raporunu son derece önemsiyor. Savcılık eğer gerçekten objektif, tarafsız bir soruşturma yapabilmiş olsaydı bu dosyaya gizlilik kararı koymazdı.
“Dosyayı avukatlara sivil topluma açardı ama yangından mal kaçırırcasına, sadece Şirin Ünal’ı korumak amacıyla bu dosya gizli olarak yürütülmüştür. Sadece onların verdiği bilgi bize ulaşıyor, biz dosyaya ulaşamıyoruz. Bu son derece önemli bir şey.”

Yeni bir otopsi yapılmalı

Ünal’ın yaptığı açıklamaların olayı daha da şüpheli hale getirdiğini bildiren Çevirmen, “Bizim yaptığımız suç duyurusuyla Şirin Ünal şüpheli hale gelecek. Bundan sonra artık savcılık karar verecek ama biz bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.

Nuray Çevirmen ayrıca aileye de çağrı yaparak, mutlaka Özbekistan’da yeni bir otopsi yaptırmaları gerektiğini belirtip, “Buna önem versinler, mezarı açtırsınlar ve yeni bir otopsi yaptırsınlar” diye konuştu.

İstanbul Sözleşmesi’ne aykırı

Soruşturmanın gizli yapılmasının Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu ve Sözleşme’nin kadına yönelik şiddet alanında devlet yükümlülüğünü içeren 5. maddesini hatırlatan Çevirmen, son olarak şunları kaydetti:

“Türkiye bu sözleşmenin ilk imzacısı ama kendi imzasına her zaman aykırı davranıyor. Bu soruşturma gizli yapılamaz, bu soruşturmada mutlaka objektiflik ve tarafsızlık gerekir. Burada biz cinayet şüphesi vardır. İntihara sürükleme de olabilir. Cinsel tacize yönelik ifadeler var.
“Olayın gerçek anlamda aydınlatılabilmesi için, suçlanan Şirin Ünal hakkında TCK 91-84 ve 102. maddeleri açısından soruşturma başlatılmasını istiyoruz. Biz her halükarda davanın açılması için elimizden gelen her şeyi yapacağız.”

AKP’li Şirin Ünal’dan Nadira Kadirova’nın ölümüyle ilgili ilk açıklama

Previous post
Cumartesi Anneleri'nin eylemine polis müdahalesi
Next post
Kürt sanatçı Kayhan Kalhor İstanbul konserini iptal etti