Ana SayfaDünyaSavaşın ardındaki hayatlar bu evde, sonraki proje ‘Çocuk Köyü’

Savaşın ardındaki hayatlar bu evde, sonraki proje ‘Çocuk Köyü’

HABER MERKEZİ – Kuzeydoğu Suriye’de bir ev, Çocuk Koruma Evi… Çoğu cinsel saldırıya maruz bırakılan Ezidi kadınların terk ettiği, bazısı savaşta anne ve babasını yitiren, kimisi de öldürülen bir kadının ardında kalan çocuklar. Aşağıdaki haberde bu evde barınan çocuklardan Jin’in hikayesi üzerinden ailelerinin çeşitli nedenlerle geride bıraktığı çocukların hikayesi anlatıyor. Bir hayal de paylaşılıyor; Çocuk Evi sorumlularından Necah Hisen’in, Rojava’daki Kadın Köyü gibi bir Çocuk Köyü kurulması hayali.


“Aynı evrende yaşamamalı cellâtlar ve çocuklar. Ya ölmeli cellâtlar ya da hiç doğmamalı çocuklar…”

İçimizdeki çocuktan dışımıza, ortalığa saçılan masumiyet, en korunası yanımıza, bize bir şeyler anlatır ta gelecekten. Elleri ile bir yerleri işaret eder, gözleri ile özlediğimiz dünyanın saflığına çağırır. Bu yüzden ölmelidir cellâtlar, en güzel yarınların müjdesi olarak büyümelidir bütün çocuklar.

Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi Cizre Bölge Hükümeti Kadın Bakanlığı bünyesinde kurulan Çocuk Koruma Evi; cellâtların elinden kurtarılan evrenin umuda dair bir köşesinde büyüyen çocukların hikâyesi.

Kimisi kaçırılan Kürt Ezidi kadınların tecavüz sonucu gebeliğinden dünyaya gelmiş, kimisi savaşta anne ve babasını yitirmiş, kimisi öldürülen bir kadının emaneti…

Her birinin ayrı ayrı hikâyesi var. Ama size Çocuk Evi’nin en küçük üyesi Jin’in hikâyesini anlatayım sadece.

Annesi akrabaları tarafından katledilen Jin henüz 5 aylık. Katledildiğinde annesinin kucağındaymış ve o da öldürülmeye çalışılmış. Üç aylık ve yaralı halde geldiği Çocuk Evi’nde annesinin emaneti olarak ve hem annesi hem de kendisi için daha özgür bir dünyada yaşasın diye adını Jin yani yaşam koymuşlar.

Çocuklar ve ailelerinin hikâyelerine saygı gereği evin anneleri sadece bu hikâyeyi anlatmakla yetiniyor ve bütün çocukları ağır hikâyelerin yükünden kurtarmak ve geleceğe özgürce sevgi ile yetiştirmek istediklerini söylüyor.

Yaşları 0-6 ay ile 14 arasında değişen çocuk evinin şimdilik nüfusu yüz civarında. Kadın Bakanlığı’nın bütün ihtiyaçlarını karşıladığı çocuklar için pedagog, psikolog, sosyolog, temel bilimler öğretmeni ve gönüllü anneler hizmet veriyor.

Oluşturulan yaşam alanına gelenler, savaşın ve çatışmaların annesiz babasız bıraktığı, ailelerinin çeşitli nedenlerle terk ettiği çocuklardan oluşuyor.

2011’den bu yana savaşın ve çatışmanın eksik olmadığı Suriye’de, her biri ayrı bir travmadan çıkan çocuklar için diğer hizmetlerin yanında en önemlisi gönüllü annelerle haftanın belirli günleri birlikte vakit geçirmeleri. Her 10 çocuğa bir gönüllü anne düşüyor ve günün büyük bir çoğunluğunda oyun ve yemek dâhil temel ihtiyaçları bu gönüllü annelik yapan kadınlar tarafından karşılanıyor.

Çocuk Koruma Evi’nin en önemli özelliklerinden biri, klasik devlet yetimhanelerindeki, resmi kural kaideler ile büyük yatakhanelerle militarist bir düzen değil, çocuğun özne olduğu, ev şeklinde mekânlarda doğal bir ortamın oluşturulmuş olması.

Burada amaç çocukların kimsesizliğinin ve sistem içinde birer nesne olarak kendini değersiz hissetmesinin önüne geçmek. Bu nedenle 0-5 yaş arası çocuklar için oyun odalarında pedagog ve öğretmenle birlikte oyun saatleri belirlenirken, geri kalan zamanlarında gönüllü annelerle ev ortamında bir yaşam sürüyor çocuklar.

Gönüllü Anne Fecriye Xalit de gününün en az 8 saatini çocuklarla birlikte geçirenlerden. “Benim çocuklarım büyük, ama buradaki çocukların sevgiye, ilgiye ve temel ihtiyaçları konusunda bakıma ihtiyacı var, onlarla birlikte olmayı seviyorum” diyen Fecriye, yaptığı hizmeti iş olarak görmüyor.

03-3 yaşındaki çocuklarla ilgilenen Fecriye, “Savaşın geride bıraktığı hayatlar, onların geçmişin acıları ile büyümelerini istemiyorum. O yüzden yüzlerini güldürmek için elimden geleni yapıyorum” diye belirtiyor.

Fecriye ile birlikte çocuk evinde 15’ten fazla gönüllü anne çeşitli yaş gruplarındaki çocuklarla ilgileniyor.

Fecriye’nin bıraktığı yerden sözü pedagog olarak çalışan Berivan Ali alıyor. Amaçlarının çocukları toplumdan soyutlayan ve bakıma muhtaç halde gören zihniyeti aşarak onların toplumla birlikte toplumun bir parçası olarak yetişmelerini sağlamak olduğunu söylüyor.

O yüzden yurt yerine çocuk evi demeyi uygun bulduklarını söyleyen Berivan, her bir çocuğun ayrı bir hikâyesi olduğunu ancak yetişirken bu hikâyenin ağırlığını yaşamadan özgür bireyler olarak yetişmeleri için ellerinden geleni yaptıklarını dile getiriyor.

Öte yandan okul çağında çocuklar için ayrı bir okul değil, toplumla yaşamla bağlarını güçlendirmek için Çocuk Koruma Evi yakınlarındaki okullar devam ediyor.

Çocuk Koruma Evi Sorumlusu Eğitimci Necah Hisen ise savaş ve imkânsızlıklar içinde çocuklar için bir gelecek oluşturmaya çalıştıklarını söylüyor.

Necah, “Ailelerini savaşta kaybeden çocuklar, yine aileleri tarafından terk edilen çocuklar var. Birde ağır bir konu ama esir alınan Ezidi kadınların DAİŞ’lilerin tecavüzü sonucu oluşan gebeliklerden olan çocukları var. Bu çocukların hepsinin ortak ihtiyacı öncelikle sevgi, iyi bir eğitim ve özgür birey olarak yetişmek. Biz kıt imkânlarımızla bunu sağlamaya çalışıyoruz” diyor.

Necah; dünyanın birçok yerinden alternatif eğitim sistemine dair araştırmalar yaptıklarını ve çocuğun birey olduğu gerçeğinden hareketle eğitimlerini yoğunlaştırdıklarını belirtiyor ve ekliyor: “Var olanın en iyisini vermek gibi bir sorumluluğumuz var.”

Her gün çocuk evinin nüfusunun arttığını belirten Necah en büyük hayalinin çocuk köyü kurmak olduğunu bu yönlü çalışmalara başladıklarına ama henüz olgunlaşmadığını söylüyor.

“Çünkü” diyor Necah, “Suriye iç savaşının başladığı günden itibaren, Kuzeydoğu Suriye’de yaşamı, paylaşmayı esas alan bir sistem oluşturmaya çalıştık. Ne kadar başarılı olduk bunu tarih gösterecek. Bugün dünyada bir alternatif olarak adımız geçiyorsa, bunun çocukların geleceğine dair atacağımız adımlarla da belli olması gerekiyor. Nasıl ki kadın köyü ile kadınların öz gücünü ortaya koyan bir proje gerçekleştirdiysek bunu aynı şekilde çocuklar için de yapmak istiyoruz. Bize emanet edilen Rojava Devrimi’nin özgür çocuklarını sevgi ile geleceğe yetiştirmek için çocuk köyü projemize destek bekliyoruz.”

Previous post
'Corona' günlerinde "Kadınlar için Şiddetten Korunma Kılavuzu"
Next post
Tarım işçilerinin durumu salgında daha da kötüleşti