Ana SayfaManşet“Kürt karşıtı Suriye politikasının geldiği nokta İdlib hezimetidir”

“Kürt karşıtı Suriye politikasının geldiği nokta İdlib hezimetidir”

ANKARA – TSK’nin İdlib’de Suriye ordusu ile sıcak çatışmaya girmesini ve Suriye politikasını değerlendiren HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, Türkiye’nin Suriye’de Kürt karşıtı politika yürüttüğünü ve bunun sonucunda İdlib’de “hezimet yaşadığını” dile getirdi. ABD’nin Ankara’yı Moskova ile karşı karşıya getirerek yanına çekmek istediğine dikkat çeken Özsoy’a göre Rusya, Suriye’de siyasi çözüme yaklaşılmışken NATO’nun oyuna dahil olmaması için çabalayacak.


Haber: Altan Sancar


Suriye hükümet güçlerinin Rusya’nın desteği ile İdlib ve Halep’in batısına yönelik başlattığı operasyon belirli aralıklarla devam ederken, Türkiye’nin bölgeye askeri sevkiyatı devam ediyor.

Bununla birlikte Şam yönetiminin kontrol altına aldığı bölgelere yönelik Türkiye ve desteklediği silahlı muhalif güçlerin karşı saldırıları da belirli noktalarda sürüyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Suriye ordusu arasında yaşanan çatışmalarda ve hava bombardımanında Şubat ayı başından bu yana 15 Türk askeri hayatını kaybederken, Suriye hükümeti kayıplar konusunda net bir açıklama yapmadı.

Bölgede gerilim devam ederken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleştirilen görüşmelerden de nihai bir sonuç çıkmadı.

İdlib ve çevresinde yaşanan gerilimi değerlendiren HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, ortaya çıkan tablonun AKP iktidarının Suriye politikasının iflasının göstergesi olduğu görüşünde.

Türkiye’nin Demokratik Suriye Güçleri kontrolünde bulunan Afrin’e yönelik askeri operasyonuna onay veren Rusya’nın, bu onay karşılığında Ankara’dan taviz ve sözler aldığını dile getiren Özsoy değerlendirmelerini “Dokuz yıllık yanlış Suriye politikasının geldiği iflas noktası, İdlib’de ortaya çıkan tablodur” sözleriyle sürdürdü.

“Türkiye uzun bir dönemden bu yana ABD ile Rusya arasındaki bölgesel çelişkileri kullanarak yol almaya çalışıyordu. ‘Dostum Putin’ diyerek Afrin  gibi yerlere girdiler, fakat Rusya tüm bu tavizleri bir çıkar karşılığında vermişti. Türkiye’ye ‘Çeteleri temizleme işinin taşeronluğunu sana vereceğiz; bunu yerine getirirsen bazı durumlara göz yumabiliriz’ dediler. Afrin bunlardan bir tanesiydi. Türkiye söz verdi, ancak sözlerini yerine getiremedi. Getirmesi de imkansızdı.”

“Türkiye uluslararası tefecilerin eline düşmüş durumda”

Ekim ayında Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik düzenlediği ve ‘Barış Pınarı’ adı verilen operasyonunun Rusya ile anlaşma neticesinde gerçekleştiğini belirten HDP’li Özsoy, ABD ile “güvenli bölge” kurulması planı karşısında Rusya’nın Türkiye’ye ‘İdlib’i sana cehenneme çeviririm’ mesajı verdiğini dile getirdi.

ABD ile kurulacak güvenli bir bölgenin Suriye’de NATO güçlerini kalıcı hale getireceğini ve Kürtler ile Türkiye arasında bir uzlaşıya dayanmasının Rusya’yı rahatsız ettiğini dile getiren Özsoy, devamında şunları kaydetti:

Türkiye şu anda uluslararası tefecilerin eline düşmüş bir durumda. Güvenli bölgeyi Rusya ile gerçekleştirdi, ama aslında ABD ile gerçekleştirmişti. Öncesinde Rusya’nın İdlib’e yönelik saldırıları mevcuttu. Türkiye’nin ABD ve Kürtler ile anlaşarak bir güvenli bölge oluşturması Esad rejimi için büyük bir tehdit olacaktı. Çünkü burada NATO gücü ve ABD’nin orada olması, Kürtler ile zimmi düzeyde de olsa bir anlaşmanın olması güçleri orada kalıcı kılacaktı. Güvenli bölge her ne kadar Kürtlere karşı olduğu söylense de Kürtler ile anlaşma olmadan bunun hayata geçmesi imkansızdı.
“Rusya Türkiye’ye ‘Güvenli bölgeyi oluşturursan, İdlib’i sana cehenneme çeviririm’ dedi. Çünkü Türkiye’nin Rusya ile Rojava’ya girmesi güçlendirdiği tek isim Esad oldu. Kürtleri Esad’a doğru itmek durumunda kaldılar. Ayrıca Türkiye ile ABD arasında çelişkiler derinleştirildi. Türkiye bir biçimde ‘Güvenli bölgeyi Rusya ile gerçekleştireyim, İdlib konusunda da baskıyı azaltırım’ diye düşündü.
“Türkiye umduğunu alamadı. İdlib meselesinde Esad ‘Burası benim toprağım’ diyerek orada egemenliğini tesis edeceğini açıkladı. Kaldı ki Rusya’nın da bu konuda net biçimde Esad’ı desteklediğini görüyoruz.”

“Kürtlere saldırmaya benzemez”

Suriye hükümet güçleri ile TSK arasında yaşanan çatışmalara ilişkin “Durum ellerinde piyade tüfeği olan Kürtlere saldırmaya benzemez” değerlendirmesi yapan Özsoy, Rusya’nın çatışmalarda taraf olduğunun altını çizdi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın açıklamalarını ve NATO’ya yönelik çağrılara değinen Özsoy’a göre, NATO içinde Türkiye destekli güçleri korumak istemeyen çok sayıda ülke mevcut.

ABD’nin Türkiye ile Rusya’nın karşı karşıya gelmesini istediğini ve Türkiye’ye “S-400’leri unut” baskısı yaptığını savunan Özsoy, ortaya çıkan tablonun esas nedeninin Kürt karşıtı politikalar olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“ABD’deki İran karşıtı kesimler şu anda ‘Hadi saldır’ diyorlar. Bu güçler de Türkiye bu derece sıkışmışken, kendilerine yakınlaştırıp kullanmaya çalışacaklardır.
“İdlib’deki durum, ellerinde piyade tüfeği olan Kürtlere ağır silahlar ve F-16’lar ile saldırmaya benzemez. Çok efelenebilecekleri ve kahramanlık hikayeleri üretebilecekleri bir durum da söz konusu değil.
“Afrin’e saldırırken iktidar kanallarında fetih sloganları atılırken, şimdi Milli Savunma Bakanı ‘Lütfen NATO ve ABD yardıma gelsin’ diye konuşuyor. Çünkü karşılarında Rusya’nın desteklediği bir Suriye ordusu mevcut.
“NATO içinde Türkiye’nin çete yapılarını korumayacak ve bunu istemeyecek çok sayıda ülke var. Trump’ın da seçim öncesi ABD ordusunu İdlib’de savaştıracak durumu söz konusu değil.
“ABD Türkiye’den açık biçimde tövbe etmesini istiyor. ABD ‘Tövbe edeceksin, S-400’leri unutacaksın, Rusya ile yakınlaşmaya son vereceksin’ diyor. Görebildiğimiz kadarıyla Türkiye şu ana kadar ABD’nin taleplerine de direnmeye devam ediyor.
“Türkiye’nin S-400’ler konusunda bir politika değişikliği olmazsa ve Rusya ile ciddi manada kafa kafaya gelmezler ise ABD’nin Türkiye’yi destekleme durumu olmaz.
“Türkiye son noktaya kadar zorlamak isteyecektir. Bir Rusya Türkiye savaşı olası değildir. Fakat Esad ile Türkiye arasında vekillerin olmadığı bir savaş yaşanıyor. Rusya, NATO’nun Suriye’ye müdahil olmasını çözüme yaklaşırken istemez. Bu nedenle Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemez. Ancak bütün dünya Esad’ı indirmekten vazgeçmiş iken, Türkiye’nin ‘Ben NATO üyesiyim,yardım edin’ siyaseti de asla tutmaz.
“ABD Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirebilirse konuya müdahil olur ve bir sınır çizer, ancak bu da geçici bir çözüm olur.”

HDP’li Özsoy, sözlerini “Her durumda Kürt karşıtı Suriye politikasının geldiği nokta İdlib hezimetidir” diye noktaladı.


Erdoğan’ın “İdlib’deki tavrımızı belli edecek” dediği görüşme gerçekleşti

Previous post
Erdoğan'ın "İdlib'deki tavrımızı belli edecek" dediği görüşme gerçekleşti
Next post
Dava kaldığı yerden sürecek: Halkbank'ın temyiz başvurusu reddedildi