Ana SayfaGüncelHDP’den ‘Corona’ tepkisi: Kürtler ölüme terk ediliyor

HDP’den ‘Corona’ tepkisi: Kürtler ölüme terk ediliyor

HABER MERKEZİ – HDP Sözcüsü Ebru Günay, Corona salgınında devletin açıkladığı resmi rakamlardaki çelişkiye dikkat çekti. Kürt illerinin kaderine terk edildiğini ifade eden Günay, “Kürtler bilinçli olarak ölüme terk ediliyor” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısıyla gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Günay, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) İmralı Cezaevi’nin durumuna ilişkin 5 Ağustos’ta yayınladığı rapora da değindi.

‘Türkiye İmralılaştı’

Raporda açıkça “İmralı sisteminin” bir tecrit sistemi olarak tarif edildiğine dikkat çeken Günay, şöyle dedi:

“Bu rapora göre İmralı’da bulunan tutsaklar haftalık 168 saatten 159 saatini mutlak tecrit koşullarında geçiriyorlar. CPT heyeti 2019 yılında İmralı Cezaevi’ne yaptığı ziyarete ilişkin açıkladığı raporda, 2016’dan bu yana İmralı sisteminde herhangi bir iyileşme olmadığı belirtilerek, cezaevindeki sisteminin ‘tamamen gözden geçirilmesi’ gerektiğini istiyor.

CPT’nin Türkiye’nin izniyle raporu yayınladığını ekleyen Günay, şunları söyledi:

Oysa CPT insan hakları hukukuna bağlı olarak devletler üstü bir kurumdur. Öncelikli görevi olan işkenceyi önleme olan CPT, görevini ihmal eden bir noktadan söz kurmaktadır. Bu durumun kendisi bile; adada sürdürülen işkence ve infaz rejiminin boyutlarının, hukuksuzluğunu göstermektedir. Açıklanan rapor tecrit sistemini; ulusal ve uluslararası hukuku çiğneyen suç halini tarif ediyor.

İmralı’da evrensel bir suç işlendiğini ifade eden Günay, uluslararası kurumların buna sessiz kaldığını söyledi.

Günay, Türkiye’yi şu an içine düştüğü krizler kuyusundan çıkaracak olan kişinin Öcalan olduğunu da dile getirdi.

İmralı üzerinde uygulanan politikanın kendine has bir rejim biçimi olduğunu ve sistematik bir işkenceye dönüştüğüne vurgu yapan Günay, şu değerlendirmeyi yaptı:

Bu yüzden; sorun, bir kişinin hukuki haklarından mahrum bırakılması kadar Sayın Öcalan tutsaklığında halklara acı ve gözyaşından başka bir şey sunmayan bölgenin dizayn edilme çabasıdır. İmralı sistemi bu haliyle bütün ülkeye yayıldı. Türkiye İmralılaştı. Bugün herkesin hakkı ve hukuku tehdit altındadır. İktidarın İmralı’ya karşı takındığı tutum savaş politikası mı barış politikası mı yürüteceğinin işareti oldu. Geçmişte barış masası İmralı’da kuruldu, maalesef barış masasını yine iktidar İmralı’da devirdi. O günden beri ülke nefes alamıyor.

İstanbul Sözleşmesi yüz yılların kazanımı

İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin çok boyutlu saldırılar olduğunu dile getiren Günay, çekilme kampanyası yapanların tamamının işlenen sistematik kadın katliamlarının, kadına yönelik şiddetin taraftarları olduğunu ve aynı zihniyeti savunduklarını açıkça itiraf ettiklerini vurguladı.

Günay, kadınların bu saldırı dalgasına sessiz kalmayacağını, sözleşmenin kadınların yüzlerce yıllık mücadelesinin sonucunda elde ettiği bir kazanım olduğunu ifade etti.

Covid-19 pandemisi hakkında da konuşan Günay, iktidarın son 5 ayda önceliğinin insan sağlığı değil para olduğunu gösterdiğini belirtti.

Günay, “Tüm önceliklerini ekonomik göstergelere göre belirledi. Üstelik ne pandemiyi kontrol altına alabildi ne de ülke ekonomisini kontrol altına alabildi. Bu beceriksizlik yetmiyormuş gibi son dönemde valiliklerin, açıkladığı verilere göre ortada bir sahtekarlık da var” dedi.

“İçişleri ve Sağlık bakanlıklarının açıkladığı vaka sayıları arasındaki büyük çelişkinin sebebi nedir?” diye soran Günay, “Bu soruyu sormaya hakkımız var çünkü AKP’de Saray entrikaları bitmiyor. Verilerdeki büyük çelişkinin sebebi elbet ortaya çıkacaktır. Ama şu kesin ki bu iktidarın derdi asla halk sağlığı değildir. İktidar para ve koltuktur peşinde” diye belirtti.

‘Kürt kentlerinde kontrol yok’

Salgının başka bir boyutunun da Kürt kentlerinde yaşananlar olduğunu ifade eden Günay, şunları söyledi:

Kürt kentlerinde kontrol yok, halk kendi haline terk edilmiş. Ne vaka sayısı tespit ediliyor ne de tedavi var. Bütün Kürt illeri kendi kaderine terk edildi. Kendi koltuklarının derdine düşen bakanlar, bilinçli olarak Kürtleri ölüme terk ediyor. Salgının ilk günlerinden beri iktidara seslenen, ortak çalışma çağrısı reddedilen TTB’nin çabası olmasa Kürt illerinde ne yaşandığından kimsenin haberi olmayacak. Ama durum buradan gözüktüğünden çok daha vahim düzeyde. Kürtleri bir kez daha ölüme terk eden bu zihniyetle daha fazla devam edemeyiz. Halkımız iktidarın aldığını iddia ettiği tedbirlere itibar etmemeli. Gereken tüm tedbirlerini kendisi almalıdır. Ve tabi dayanışmayı ihmal etmemelidir. Partimiz, bu yöndeki çalışmalarına hız kesmeden devam edecektir.

‘Ekonomi tepe taklak’

Ekonominin de tepetaklak olduğunu dile getiren Günay, şöyle dedi:

Döviz kuru aldı başını gidiyor. Dolar 7,5 TL’ye tırmanırken, Euro 8.5 TL’yi geride bıraktı. Altındaki rekorların çetelesini tutmak bile neredeyse imkansız hale geldi. Muhtemelen bu hareketlilikle yine yandaşlar bir gecede milyoner yapıldı. Olan yine ülke ekonomisine oldu. Her geçen gün daha fazla borçlanan, alım gücü düşen, emeği değersiz hale gelen bir ülke yarattılar.

Günay, son olarak Meclis’in ekonomideki gelişmeler nedeniyle acilen toplanması çağrısında bulunarak, “İsraf ekonomisine son verilmesi, demokrasinin tam uygulanması gerekiyor. Kürt sorunu çözülmeden, kutuplaşmalar kamplaşmalar sona erdirilmeden ekonomik istikrar hiçbir zaman mümkün olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Previous post
SES: Vaka artışının sorumlusu iktidarın yanlış politikaları
Next post
Beyrut'taki patlamaya ilişkin 16 kişi gözaltına alındı