Ana SayfaEğitimKadınlar, kadın üniversitelerine karşı sokakta: Tecrit edilmeyi kabul etmiyoruz

Kadınlar, kadın üniversitelerine karşı sokakta: Tecrit edilmeyi kabul etmiyoruz

HABER MERKEZİ – YÖK’ün 2021 programına aldığı kadın üniversitelerine karşı sokağa çıkan kadınlar, bunun ayrımcılıkları büyütecek bir proje olduğunu vurguladı. Kadınlar adına konuşan Zelal Baydemir, “Biz, kadın üniversitesiyle tecrit edilmeyi kabul etmiyor, güvenle var olabileceğimiz alanlar istiyoruz” dedi.

Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK) 2021 yılı için programına aldığı kadın üniversitelerine karşı Kadın Üniversitesi İstemiyoruz Kampanya Grubu, İstanbul Kadıköy’de bulunan Beşiktaş İskelesi’nde eylem düzenledi.

Mor kurdeleleriyle eyleme katılan kadınlar adına konuşan kampanya grubu üyesi Zelal Baydemir, yaşamın her alanında erkek egemen zihniyetle mücadele ettiklerini belirterek, kadın üniversitelerini de bir saldırı aracı olduğunu söyledi.

2021 Kadın Üniversitesini ortaya atanların değil, ‘Kadın üniversitesi istemiyoruz’ diyerek isyanı örgütleyenlerin yılı olacak. Kadın üniversitesi, Erdoğan’ın bahsettiği gibi kadınları ayrımcılıktan kurtaracak bir proje değil, aksine ayrımcılığı büyütecek bir projedir. Kadın üniversitesi iktidarın erkek egemen zihniyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun tek bir projeyle sınırlı olmadığını, öncesiyle sonrasıyla iktidarın kadın politikalarının bir parçası olduğunu biliyoruz.

AKP iktidarının, iktidara geldiğinden bugüne toplumu muhafazakarlaştırma çabasıyla doğrudan ilişkili olan bu proje, kadınları toplumsal hayattan tecrit edecek, bu şekilde kadınları daha kolay denetlemenin ve kontrol etmenin yöntemlerini arayacak bir projedir. Kadın üniversitesi cinsiyet kimliklerinin ikiye indirgendiği, nefret eylemlerinin meşrulaştığı transfobik bir projedir. Aynı zamanda kadın üniversitesine gidecek veya gitmek zorunda kalacak bireylerin kadın olma durumunun neye göre değerlendirileceği de aynı sorunun bir parçasıdır. Kadın üniversitesi, iktidarın yıllardır kadınları birbirinden ayrıştırarak makbul kadın anlayışının oluşturulması için bir araçtır.

‘Tecrit edilmeyi kabul etmiyoruz’

Baydemir, önceki dönemde pembe otobüs düzenlemelerini de anımsatarak, “İktidarın sözde çözüm yöntemleri kadınların yaşadığı şiddeti ve maruz kaldığı ayrımcılığı bitirmemiş, aksine sürdürücüsü, yeniden üreticisi haline gelmiştir. Bu da yalnızca yöntemin yanlışlığıyla değil, erkek egemen zihniyetin kendisiyle ilişkilidir” dedi.

Tüm bu sebeplerden dolayı biz kadın üniversitesi istemiyoruz derken, karşımızda duranın yalnızca bir üniversite projesi olmadığını, erkek egemen sistemin kendisi olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu sistem karşısında susmuyor, korkmuyor ve itaat etmiyoruz. Kadınlara güvenli alanlar sağlamak bahanesiyle kadın üniversitesi kuracağını ilan edenler, bugüne kadar bir kez bile üniversiteli kadınların barındığı yurt ve yatakhanelerin ıssız, ışıksız yollarda inşa edilmesine, yani her gün bu yollarda yürürken yüz yüze geldiğimiz şiddet, taciz, tecavüz tehlikesine dair çalışma yürütmemiştir.

Kadın üniversitesi çalışmalarına başlayan mekanizmalar, üniversite içinde kimliğimizden dolayı saldırıya maruz kaldığımızda failleri korumuş, etkin soruşturma yürütmemiş, üniversite içinde bu tür saldırılara ilişkin birimler kurmayı ısrarla reddetmiştir. Biz, kadın üniversitesiyle tecrit edilmeyi kabul etmiyor, güvenle var olabileceğimiz alanlar istiyoruz.

‘Sokaklara çıktığımızda bizi durduramaz, susturamazlar’

Kampanya Grubu üyelerinden Meltem Çuhadar ise kadın üniversitelerinin erk egemen politikalarını ortaya koyduğunu belirterek, bu projenin kadınları denetlemenin yöntemi olduğunu söyledi.

Bu, tüm kimliklere yönelik saldırıların projesidir. İktidarın yıllardır ayrıştırmaya çalıştığı kadınların makul kadın projesidir” diyerek, iktidarın özellikle genç kadınlar üzerinden bu projeyi yürütmesindeki temel neden olarak bilgi üretiminin engellenmek istendiğine işaret etti. Bilginin üretim ve paylaşım süreçlerinin erkek egemen akıldan çıkarılmasını istiyoruz. Biliyoruz ki bugün kadın üniversitesi kurmaya kalkışanlar bununla kalmayacak ve kimliğimize yönelik saldırılarını her alanda sürdürecektir. Ancak bizler özgürlüğümüz için bir araya gelerek sokaklara çıktığımızda bizi durduramaz, susturamazlar.

Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyım rektöre karşı süren direnişi selamlayan kadınlar, tacize ve tecavüze karşı mücadele mesajı verdi.


PAYLAŞ:
    WhatsApp'da Paylaş!   Telegram'da Paylaş!     Yazdır   E-Posta Gönder

Önceki Haber
Donald Trump sonunda Beyaz Saray’dan uçtu
Sonraki Haber
Libya açıklarında mülteci teknesi battı: En az 43 ölü