Ana SayfaDünyaİdlib: “Türkiye ve Rusya müttefiklermiş gibi ama birbirine düşman tarafları destekliyorlar”

İdlib: “Türkiye ve Rusya müttefiklermiş gibi ama birbirine düşman tarafları destekliyorlar”

HABER MERKEZİ – Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde Moskova ve Ankara’nın arabuluculuğunda tam kapsamlı ateşkes sağlandığı haberleri basına yansısa da askeri hareketliliğin devam ettiği bildiriliyor. Rusya merkezli Voennoe obozrenie’de İlya Polonskiy imzasıyla yayınlan yazıda, İdlib’deki son durum ele alınarak, “Rusya ve Türkiye sanki müttefiklermiş gibi İdlib’de ortak devriye bile çıkartıyorlar; ama aslında birbirine düşman tarafları destekliyorlar” deniliyor.

Suriye’nin İdlib vilayetinde, geçtiğimiz haftalarda yeniden şiddetlenen çatışmaları sonlandırmak için Türkiye ile Rusya’nın arabuluculuğunda tam kapsamlı ateşkes sağlandığı bildirilmiş, hemen ardından ise Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin gözlem noktasına Suriye rejim güçlerinin kontrolündeki bölgeden havan atışı ile saldırı gerçekleştirildiğini duyurmuştu.

Rusya’nın önde gelen askeri-savunma blogu Voennoe obozrenie’de İlya Polonskiy imzasıyla yayınlanan yazıda, askeri hareketliliğin devam ettiği ve gitgide sertleştiği belirtiliyor.

Polonskiy, İdlib’in Suriye’deki iç savaşta etkin rol oynayan Rusya ve Türkiye’nin çıkarlarının kesişme yeri haline geldiğini vurguluyor.

Yazısında öncelikle İdlib vilayetinin neyi temsil ettiğini kısaca aktaran Polonskiy’e göre, Türkiye İdlib’de Suriye hükümetine karşı faaliyet gösteren gruplara “desteğini kesmek bir tarafa zayıflatmaya bile niyetli değil”.

Suriye rejiminin ise Rusya desteğiyle İdlib’de “teröristlere karşı” eylemde olduğunu belirten Polonskiy, yazısına şöyle devam ediyor:

“Böylece tuhaf bir durum ortaya çıkıyor: Rusya ve Türkiye sanki müttefiklermiş gibi İdlib’de ortak devriye bile çıkartıyorlar; ama aslında birbirine düşman tarafları destekliyorlar.”
“Türk silahlarından Suriye ve Rusya askerlerine ateş açılıyor, Rusya uçakları ise Türkiye ile bağlantılı terörist grupların pozisyonlarını bombalıyor.
“Erdoğan, kendi oyununu oynuyor. Onun ilgilendiği tek şey, Türkiye’nin bölgedeki pozisyonunu tahkim ve Kürt silahlı grupları nötralize etmek.
“Rusya ile dostluğu temin etmesini ise sadece dikkat dağıtıcı bir manevra olarak kabul etmek gerek; zira Türkiye’nin ve Rusya’nın Ortadoğu’daki çıkarları son derece farklı.”

“Ankara olan biteni kabul etmek zorunda kalacak”

Türkiye’nin söz konusu gruplara verdiği desteğin Rusya’yı çok fazla öfkelendirdiğini de vurgulayan İlya Polonskiy, “Bu nedenle dünya medyasında da, Türkiye eğer İdlib’de savaşan teröristlere destekten vazgeçmezse, Rusya’nın da ABD gibi Kürt YPG ile işbirliğine girişeceğine dair haberler yayılıyor” diyor.

Polonskiy, Ankara’nın İdlib’deki sorunu düzeltemeyeceğini de savunarak, şunları söylüyor:

“Suriye hükümet kuvvetlerinin teröristleri yok etme sorununu Rusya ve İran’dan gelecek sınırlı bir yardımla kendi başına çözmesine izin verilirse, hiç de kötü olmayan Rusya-Türkiye ilişkileri de korunur.
“O zaman Türkler için de, bu ilişkileri (Rusya Kürtlerden yana taraf olsa muhakkak ki ortaya çıkacak olan) bozmak için bahane kalmaz.
“Elbette, Suriye hükümet kuvvetleri İdlib’de yuvalanmış olan teröristleri Rusya’nın desteğiyle yok etmeye giriştiğinde Türkiye bozulacak ve Erdoğan, Vladimir Putin’den bir kez daha derhal ateşi durdurmasını talep edecektir; ama bütün bunlar diplomatik bir oyundan ibarettir, gerçekte ise Ankara, olan biteni kabul etmek zorunda kalacaktır.”

İdlib hakkında

Suriye’nin kuzeybatısında bulunan İdlib vilayeti, kuzeydoğudan Halep, güneyden Hama, batıdan da Lazkiye vilayetleriyle sınır. İdlib’in kuzeyi ise Suriye-Türkiye sınırı.

İç savaşın başına kadar İdlib’de yaklaşık 1.5 milyon insan yaşıyordu. Vilayetin idari merkezi olan ve aynı ismi taşıyan şehrin nüfusu ise yaklaşık 165 bin idi.

Bütün Suriye’de olduğu gibi İdlib vilayetinde de etnik anlamda çok renkli bir nüfus bulunuyordu. Sünni Araplardan başka Suriye Türkmenleri, Hıristiyan Araplar ve Kürtler de nüfusun önemli parçalarıydılar.

İdlib’de Suriye hükümetine karşı faaliyet gösteren grupların büyük kısmı, Ulusal Kurtuluş Cephesi’ne dahil. Ulusal Kurtuluş Cephesi’nden başka Heyet-i Tahrir el-Şam (eski ismiyle Nusra Cephesi) da faaliyet gösteriyor.


İlya Polonskiy imzasıyla 11 Haziran’da yayınlanan ve Hazal Yalın tarafından YDH için Türkçeleştirilen yazının tamamına BURADAN ulaşabilirsiniz.