Ana SayfaEkolojiBakanlıktan ‘Kaz Dağları’ açıklaması

Bakanlıktan ‘Kaz Dağları’ açıklaması

HABER MERKEZİ – Kaz Dağları eteklerinde altın arama çalışmalarına ilişkin açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, aramanın Kaz Dağları’na 40 kilometre uzaklıktaki Kirazlı Balaban Tepesi’nde yapıldığını belirtti ve siyanür kullanılmadığını ileri sürdü. Yaşam savunucuları ise Kaz Dağları’nın bir ekosistem olduğunu vurgulayarak, madenin işletilmesi sırasında su kayaklarının kirleneceğini söylüyor.

Çanakkale’de Kaz Dağları eteklerinde bulunan Kirazlı köyü yakınında altın arama faaliyetinde bulunmak isteyen şirkete karşı başlatılan nöbet eylemi devam ederken, doğa kıyımına karşı tepkiler de devam ediyor.

Dün nöbet eylemine katılan Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı İrfan Mutluay, proje kapsamında Kaz Dağları’nın büyük bir kısmının yok edileceğini söyledi.

Mutluay, “Kendi ÇED raporlarına göre 72 milyon ton kazı yapılacak. Bu çıkarılan kayaçlar özelliklerine göre, cevher olarak ayrıştırılacak. Ekonomik olmayan kayaçlar bir bir burada stoklanacak. Cevher özelliği olan kayaçlar ise ayrıştırılacak” dedi ve ayrıştırma sırasında siyanür kullanılacağını vurguladı.

“Siyanür liçi dediğimiz 25,6 ton kayaç kırılacak. Küçültülecek ve tabakalar halinde serilecek. Üzerine seyreltilmiş siyanür püskürtülecek ve altına gümüş alındıktan sonra siyanürlü toprak buraya aktarılacak.”

“Tehlike çok yakınımızda” diyen Mutluay, deprem riskine de dikkat çekerek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Siyanürlü toprak dışında ekonomik olmayan kayaç dediğimiz 46 milyon ton kayacın içerisinde de ağır metaller mevcuttur. Bunların ortalaması doğadaki ortalamaların 200 ile 600 kat üzerindedir. Bunu ÇED raporlarından alıyoruz.
“Yani arsenik, molibden, cıva ve kurşun gibi, ağır metallerde burada depolanacak. Dolayısıyla işletme süreci içerisinde, kendilerinin vermiş oldukları 6 yıllık süre içerisinde buraya düşen her türlü yağmur, yağış sürüklenmeyle birlikte tek içme suyumuz olan Atikhisar Barajı’na karışacak. Su kaynakları, yer altı ve yer üstü bu ağır metallerle kirlenmiş olacak.
“Bununla birlikte önemli bir deprem riski de var. Her ne kadar önlem aldıklarını söyleseler de ciddi bir risk barındırıyor. Bundan sonra Ortaca, Serçeler ve Terzilere kadar hem metalik madencilik hem de kuvars ruhsat izinleri alınmış durumda.”

CHP Milletvekili Muharrem Erkek ise “Diyorlar ki; ‘Burası Kaz Dağları değil’. Kaz Dağları bir ekosistemdir. Daha bunun bile bilincinde değiller. Burası Kaz Dağları’nın etekleri. Biz bu müstesna coğrafyayı, bu güzel şehri, tarım ürünlerimizi, havamızı suyumuzu her şeyimizi Kaz Dağlarına borçluyuz” diye konuştu.

Bakanlıktan açıklama

Yaşam savunucularının eylemleri ve artan tepkiler üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan konuya ilişkin bir açıklama geldi.

Yapılan açıklamada, “Maden bölgesi Kaz Dağları’nda değil, Kaz Dağları’na yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Kirazlı Balaban Tepesi’ndedir. Orman izin sınırları dışında herhangi bir faaliyet söz konusu değildir” denildi.

“İşletme aşamasında ortaya çıkacak su ihtiyacı öncelikle yüzey akışı sularından sağlanacaktır. Bu suların ihtiyacı karşılamaya yetmediği durumlarda ise proje sahibi tarafından inşa edilecek Altınzeybek Göleti’nden su temin edilecektir. Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni’nin su ihtiyacının Atikhisar Barajı’ndan karşılanacağı iddiası tamamen gerçek dışıdır.”

Madenlerin aranması ve çıkarılması süreçlerinde siyanür kullanılmadığı ileri sürülen açıklamada, çıkarılan kayanın içindeki altının metal olarak ayrıştırılması aşamasında ise ulusal ve uluslararası kriterlere göre kapalı tesislerde üretim yapıldığı ifade edildi.


Kaz Dağları: 195 bin ağacı kestiler, şimdi de suya siyanür karışacak

Previous post
IŞİD’de kadın olmak: Kötülüğün Sıradanlığı – 1
Next post
Elektrik Mühendisleri Odası: Elektriğe son 10 yılda yüzde 307 zam geldi