Ana SayfaManşetODTÜ Onur Yürüyüşü Davası: “Asıl yargılanması gereken polis ve rektördür”

ODTÜ Onur Yürüyüşü Davası: “Asıl yargılanması gereken polis ve rektördür”

HABER MERKEZİ – 9. ODTÜ Onur Yürüyüşü’ne yönelik polis müdahalesinde gözaltına alınanlar hakkında açılan davanın ilk duruşmasında avukatlar asıl yargılanması gerekenin ‘öğrencileri ve öğretim üyelerini darp eden polisler ile buna sebebiyet veren rektör’ olduğunu vurguladı. Davanın bir sonraki duruşması 12 Mart 2020 tarihine ertelendi.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) 10 Mayıs’ta gerçekleşen 9’uncu ODTÜ Onur Yürüyüşü’ne polisin müdahalesinin ardından gözaltına alınan 22 kişiden 18 öğrenci ve bir akademisyen hakkında açılan davanın ilk duruşması Ankara 39’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmayı CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Sera Kadıgil’in yanı sıra Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Danimarka, İsveç ve Kanada Büyükelçilikleri, Kaos GL Derneği ve Uluslararası Af Örgütü takip etti.

Basın açıklamasına izin yok

ODTÜ LGBTİ+ Dayanışması, duruşmadan önce adliye önünde basın açıklaması yapmak istedi ancak polis buna izin vermedi.

Öğrencileri, “Size üç dakika veriyorum, dağılmazsanız alırız” diyerek tehdit eden polis, CHP’li Tanrıkulu’nun tepkisine de “Ne istersem yaparım” sözleriyle karşılık verdi.

“Onur Yürüyüşü yasaklanamaz”

Duruşmanın başlamasıyla avukatlar, “İfade, toplanma ve gösteri yürüyüşü düzenleme haklarını kullanmak yargılanamaz” diyerek iddianamenin iadesini talep etti.

Kimlik tespitlerinin ardından başlayan duruşmada konuşan ODTU LGBTİ+ Dayanışması üyesi Melike İrem Balkan, anayasal hak kapsamında düzenlemek istedikleri yürüyüşün üniversite rektörlüğü ve senatonun izni olmadan yasaklandığını söyledi.

Balkan, “Buradan bir kez daha söylüyoruz, onur yürüyüşü yasaklanamaz” dedi.

Özgür Mehmet Gür ise “Ben bugün bu salona gelirken de onurumla yürüdüm. Bizim her yürüyüşümüz onur yürüyüşüdür” şeklinde konuştu.

Tankut Serttaş, nefrete karşı mücadele ettiklerini ifade ederek, Onur Yürüyüşü’nün LGBTİ+ varlığını, eşit yurttaşlık taleplerini vurgulayan, ayrımcılığa karşı bir yürüyüş olduğunu ifade etti.

Yürüyüş sırasında gözaltına alınan ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde Araştırma Görevlisi Mehmet Bulut ise yürüyüşe katılmadığını, polis şiddeti karşısında öğrencileri korumak amacıyla orada bulunduğunu dile getirdi.

Müdahale sırasında polis tarafından darp ve şiddete maruz kalarak gözaltına alındığını söyleyen Bulut, “Meslek onuruma aykırı bir şekilde kelepçe takıldı ve bu kısımda direnmek zorunda kaldım. ODTÜ’yü ODTÜ yapan öğrencileridir. Bugün burada haksız yere yargılanan ODTÜ öğrencileriyle birlikte olmaktan gurur duyuyorum” diye belirtti.

“Asıl yargılanması gereken polis ve rektördür”

Duruşmada söz alan 19 kişinin ardından müşteki avukatları söz aldı.

Öğrencilerin avukatları Öykü Didem Aydın, ODTÜ Rektörü Verşan Kök’ün Onur Yürüyüşü’nü yasaklama işlemini İdari Mahkemesi’ne taşıdıklarını belirtti.

Aydın, mahkemenin savunma istemesi üzerine rektörlüğün “Bir yasağa dair idari işleminin olmadığını” ifade ettiğini aktardı.

“Dosya kapsamında bir işkence suçu işlendiği beyan edilmiştir ve müvekkiller birbirinin maruz kaldığı işkenceye tanıktır. Polis işlediği suçu bertaraf etmek adına görüntü alanları da gözaltına almıştır. İşlenen suçlar ve darplarla alakalı bir soruşturma dosyada yoktur. Bunlar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.
“Burada yargılanması gereken asıl polistir. Kampüse girip eğitim öğretim hayatını zedeleyip, öğrencileri ve öğretim üyelerini darp eden polislerin, bunun sebebi olan rektörün yargılanması gerekir. Derhal beraat talep ediyorum.”

Avukatlar ayrıca tarafsız bilirkişiler tarafından inceleme yapılması talebinde bulundu.

Bir sonraki duruşma 12 Mart 2020’de

Savunmalar ardından ara kararını açıklayan mahkeme, ODTÜ’de 10 Mayıs’ta görevli kolluk kuvvetleri hakkında suç duyurusu talebini reddederek, sanıklar ve müdafilerin beyanlarının SEGBİS kayıtlarının tutanak haline getirilmesine karar verdi.

Ayrıca Ankara Emniyet Güvenlik Şube Müdürlüğü ve Foto Film Şube Müdürlüğü’nden ODTÜ’de 10 Mayıs’ta gerçekleşen fiillere ait görüntülerin tamamının mahkemeye gönderilmesini, tarafsız bilirkişiler tarafından inceleme yaptırılması talebinin değerlendirilmesini istedi.

Mahkeme, duruşmayı 12 Mart 2020 tarihine erteledi.

Previous post
İngiliz eski istihbarat subayının ölümü: “Cinayet gibi gözüküyor”
Next post
Gazeteci Kibriye Evren tahliye edildi